Özge

Özge
@Ozgeozge700
BÖYLE Mİ OLMALIYDI BE MARTIN??
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 22:41
Bilmem ki, ne yazmalıyım. Belki biraz iç dökmeliyim, biraz veryansın etmeli biraz da kendi benliğimle yüzleşmeliyim. Kendime tabiri caizse "ben'' demeye başladığım günden bu yana şaşırtıcı bir şekilde 'Ben yeterince tanımıyorum kendimi, bilmiyorum ben, öyle olsa gerek.'' gibi avutucu cümlelerin arkasına sığınır, içimdeki karanlık dehlizden bir habermişim gibi davranırdım. Sanki hissettiğim ya da daha iyi bir ifadeyle hissedemedigim şeylerin ağırlığı, bana üzerine düşünülmesi gereken bir şey gibi gelmezdi. Bu kitap öyle sert bir şekilde çarptı ki sinirlerime, asıl benliğimi kilitledigim hapishanenin kilidini öylesine zorladı ki, bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldım. Toplum; kendi çıkarını düşünen, kişiye mertebeyle önem veren bencil insanlardan oluşur. Böylece bir avuç cahil kendinde yargılama hakkı bulur. Bu ezelden beri bana oldukça trajedik gelmiştir. Ama bazı insanlar değer normlarını zorlayarak kendilerini kitlesel cahillikten kurtarır. Umutları ve yaşam aşkları o kadar saftır ki, değişmesi gereken asıl şeyin çevreleri olduğunu fark edemezler. Toplumun normalleri, o şahısları o denli anormalleştiri ki bir zamandan sonra şahıs normalleğin adeta öğretilerinden çıkılmaması gereken bir kutsal kitap olduğunu düşünür. Kendilerini bir ayrık otu, bir yosun gibi hissederler. Ama zamanla gözlerinde büyüttükleri o toplum onları geri dönülmez bir hayal kırıklığına iter. Hikeydeki başkarekter Martin'in bir türlü kendi yerini bulamaması da bundandır. Farklıdır o, yüreğiyle sever, beyni bir çıkar gözetmez. O bir yere, bir şahsa hitap edemez, varlığı bile ağırlıktır omuzlarına. Bilmek ister, bildikçe hayallerine kavuşacağını sanır. Sever gibidir ama ancak sevdiğini sanır. Nefes alır, yaşadığını sanır. Yaşamak istediği hayatı, ona paranın, aşkının getireceğini sanır.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Özge isimli okura yanıt verildi
Özge
Jkskdkdkxkdkd evet. Sorun aynı ama çözümler bambaşka. Hangisini tutsak elimizde kalıyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·536 syf.··
2021 2. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 09:58
"Sen böyle çağırmasan ben böyle gelmezdim." Daha önce hiç bu tarz bir kitap okumamıştım. Üslub açısından oldukça farklı ve güzel. Konu başlarda bana yani bu mu dedirtmişti! Ama bu kadar güzel bir anlatım ile bir konu ancak bu kadar şahlandırılabilir. Anlatıcı her içine girdiği fotografta adeta beni de beraberinide sürüklüyormuş gibi hissettim. Anlatıcı büyük babası ve anannesini izlerken bende anlatıcıyı izliyormuşum onu takip ediyormuşum gibi geldi. Son sayfalarına geldiğimde hüzünlendim. Bitmesini istemeyeceğim ender kitaplardan oldukça uğraşılmış uslubuyla taçlandırılmiş belki de Türk edebiyatının en yetkin eserleri arasında. Kitabın bana verdiği hissiyatı nasıl tanımlayacağımı bilemiyorum kitap sanki "aile" gibiydi heycanlı olmayan ama kopulmayan monoton ama hissiyat açısından doyurucu. Sanırım hissettiklerimi anlattım gibi;) Eger önceden hazırladığınız bir okuma listeniz yoksa alıp direkt okumanız gereken eserlerden gerçi listeniz var ise bile eminim bu kitabı listenizin bir yerine sıkıştırabilirsiniz. Keyifli okumalarr =)))
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Özge
Okumak istememe sebep oluyosuuuun
BÖYLE Mİ OLMALIYDI BE MARTIN??
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 22:41
Bilmem ki, ne yazmalıyım. Belki biraz iç dökmeliyim, biraz veryansın etmeli biraz da kendi benliğimle yüzleşmeliyim. Kendime tabiri caizse "ben'' demeye başladığım günden bu yana şaşırtıcı bir şekilde 'Ben yeterince tanımıyorum kendimi, bilmiyorum ben, öyle olsa gerek.'' gibi avutucu cümlelerin arkasına sığınır, içimdeki karanlık dehlizden bir habermişim gibi davranırdım. Sanki hissettiğim ya da daha iyi bir ifadeyle hissedemedigim şeylerin ağırlığı, bana üzerine düşünülmesi gereken bir şey gibi gelmezdi. Bu kitap öyle sert bir şekilde çarptı ki sinirlerime, asıl benliğimi kilitledigim hapishanenin kilidini öylesine zorladı ki, bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldım. Toplum; kendi çıkarını düşünen, kişiye mertebeyle önem veren bencil insanlardan oluşur. Böylece bir avuç cahil kendinde yargılama hakkı bulur. Bu ezelden beri bana oldukça trajedik gelmiştir. Ama bazı insanlar değer normlarını zorlayarak kendilerini kitlesel cahillikten kurtarır. Umutları ve yaşam aşkları o kadar saftır ki, değişmesi gereken asıl şeyin çevreleri olduğunu fark edemezler. Toplumun normalleri, o şahısları o denli anormalleştiri ki bir zamandan sonra şahıs normalleğin adeta öğretilerinden çıkılmaması gereken bir kutsal kitap olduğunu düşünür. Kendilerini bir ayrık otu, bir yosun gibi hissederler. Ama zamanla gözlerinde büyüttükleri o toplum onları geri dönülmez bir hayal kırıklığına iter. Hikeydeki başkarekter Martin'in bir türlü kendi yerini bulamaması da bundandır. Farklıdır o, yüreğiyle sever, beyni bir çıkar gözetmez. O bir yere, bir şahsa hitap edemez, varlığı bile ağırlıktır omuzlarına. Bilmek ister, bildikçe hayallerine kavuşacağını sanır. Sever gibidir ama ancak sevdiğini sanır. Nefes alır, yaşadığını sanır. Yaşamak istediği hayatı, ona paranın, aşkının getireceğini sanır.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Özge
Bende o denize çıkabilmek için şu anlamsız hayatımı vermeye hazırım. Kitabı okumadım ama okumak için çıldırmaya başladım bile.
BÖYLE Mİ OLMALIYDI BE MARTIN??
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 22:41
Bilmem ki, ne yazmalıyım. Belki biraz iç dökmeliyim, biraz veryansın etmeli biraz da kendi benliğimle yüzleşmeliyim. Kendime tabiri caizse "ben'' demeye başladığım günden bu yana şaşırtıcı bir şekilde 'Ben yeterince tanımıyorum kendimi, bilmiyorum ben, öyle olsa gerek.'' gibi avutucu cümlelerin arkasına sığınır, içimdeki karanlık dehlizden bir habermişim gibi davranırdım. Sanki hissettiğim ya da daha iyi bir ifadeyle hissedemedigim şeylerin ağırlığı, bana üzerine düşünülmesi gereken bir şey gibi gelmezdi. Bu kitap öyle sert bir şekilde çarptı ki sinirlerime, asıl benliğimi kilitledigim hapishanenin kilidini öylesine zorladı ki, bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldım. Toplum; kendi çıkarını düşünen, kişiye mertebeyle önem veren bencil insanlardan oluşur. Böylece bir avuç cahil kendinde yargılama hakkı bulur. Bu ezelden beri bana oldukça trajedik gelmiştir. Ama bazı insanlar değer normlarını zorlayarak kendilerini kitlesel cahillikten kurtarır. Umutları ve yaşam aşkları o kadar saftır ki, değişmesi gereken asıl şeyin çevreleri olduğunu fark edemezler. Toplumun normalleri, o şahısları o denli anormalleştiri ki bir zamandan sonra şahıs normalleğin adeta öğretilerinden çıkılmaması gereken bir kutsal kitap olduğunu düşünür. Kendilerini bir ayrık otu, bir yosun gibi hissederler. Ama zamanla gözlerinde büyüttükleri o toplum onları geri dönülmez bir hayal kırıklığına iter. Hikeydeki başkarekter Martin'in bir türlü kendi yerini bulamaması da bundandır. Farklıdır o, yüreğiyle sever, beyni bir çıkar gözetmez. O bir yere, bir şahsa hitap edemez, varlığı bile ağırlıktır omuzlarına. Bilmek ister, bildikçe hayallerine kavuşacağını sanır. Sever gibidir ama ancak sevdiğini sanır. Nefes alır, yaşadığını sanır. Yaşamak istediği hayatı, ona paranın, aşkının getireceğini sanır.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Özge
Çok usta bir kalem sergilemişsin be. Kendini çok geliştirmişsin. Aklına sağlık tekrar.
BÖYLE Mİ OLMALIYDI BE MARTIN??
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 22:41
Bilmem ki, ne yazmalıyım. Belki biraz iç dökmeliyim, biraz veryansın etmeli biraz da kendi benliğimle yüzleşmeliyim. Kendime tabiri caizse "ben'' demeye başladığım günden bu yana şaşırtıcı bir şekilde 'Ben yeterince tanımıyorum kendimi, bilmiyorum ben, öyle olsa gerek.'' gibi avutucu cümlelerin arkasına sığınır, içimdeki karanlık dehlizden bir habermişim gibi davranırdım. Sanki hissettiğim ya da daha iyi bir ifadeyle hissedemedigim şeylerin ağırlığı, bana üzerine düşünülmesi gereken bir şey gibi gelmezdi. Bu kitap öyle sert bir şekilde çarptı ki sinirlerime, asıl benliğimi kilitledigim hapishanenin kilidini öylesine zorladı ki, bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldım. Toplum; kendi çıkarını düşünen, kişiye mertebeyle önem veren bencil insanlardan oluşur. Böylece bir avuç cahil kendinde yargılama hakkı bulur. Bu ezelden beri bana oldukça trajedik gelmiştir. Ama bazı insanlar değer normlarını zorlayarak kendilerini kitlesel cahillikten kurtarır. Umutları ve yaşam aşkları o kadar saftır ki, değişmesi gereken asıl şeyin çevreleri olduğunu fark edemezler. Toplumun normalleri, o şahısları o denli anormalleştiri ki bir zamandan sonra şahıs normalleğin adeta öğretilerinden çıkılmaması gereken bir kutsal kitap olduğunu düşünür. Kendilerini bir ayrık otu, bir yosun gibi hissederler. Ama zamanla gözlerinde büyüttükleri o toplum onları geri dönülmez bir hayal kırıklığına iter. Hikeydeki başkarekter Martin'in bir türlü kendi yerini bulamaması da bundandır. Farklıdır o, yüreğiyle sever, beyni bir çıkar gözetmez. O bir yere, bir şahsa hitap edemez, varlığı bile ağırlıktır omuzlarına. Bilmek ister, bildikçe hayallerine kavuşacağını sanır. Sever gibidir ama ancak sevdiğini sanır. Nefes alır, yaşadığını sanır. Yaşamak istediği hayatı, ona paranın, aşkının getireceğini sanır.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Özge
Ya ben tam da bugün konuştum aynılarını senle. Şansın bu kadarı bize bile fazla.