Geçmişin gölgeleriyle bugünün kırılgan bağlarını bir araya getiren, çarpıcı bir aile dramı Esme'nin hikayesi. Zihinsel sağlık, kadın hakları ve aile içi ilişkilerdeki güç dengelerini derin bir duygusal hassasiyetle ele alıyor. Bu hikaye, kadınların “uygun” davranışlara zorlandığı ve toplumsal normlara uymadığı için marjinalleştirildiği bir döneme ışık tutuyor.
Esme’nin genç yaşta ailesi tarafından akıl hastanesine kapatılma sebebi, özgür ruhlu, normların dışında bir kadın olmasıdır. Onun hikâyesi, bireyin bastırılmasını, özellikle de kadınların toplum ve aile tarafından susturulmasını etkileyici bir şekilde işliyor. O'Farrell, Esme’nin başına gelenleri yavaş yavaş açığa çıkarırken, okuyucuyu da hem duygusal hem de ahlaki bir sorgulamaya itiyor.
Roman, bence en çok karakterlerin psikolojik derinliğiyle dikkat çekiyor. Esme’nin haksız yere susturulmuş ve unutulmuş hikâyesi, hem üzücü hem de öfke uyandırıcı. Iris ise bugünün dünyasında bile geçmişin yaralarını taşıyan bir ailede var olmaya çalışan bir birey olarak karşımıza çıkıyor. İnsan ilişkileri, aile, toplumsal normlar gibi konulara dair okumayı seven pek çok insanın ilgisini çekecek bir kitap.