Kitabın başlangıcında, ölen babasının mezarına toprak atılırken, mezarın altında kalan kurbağaları görüp oradan çıkıp çıkamayacaklarını sorgulayan Leksey'in, kitabın sonlarına doğru sokak kavgalarından zevk alan, yiyeceği dayak pahasına dövüşmekten geri durmayan bir çocuğa dönüştüğünü görüyoruz. Ailenin, yaşanılan çevrenin, toplumun ve arkadaşlıkların insanın kişiliğinin oluşmasında veya değişmesinde nasıl önemli bir rol oynadığını ise bu romanla bir kez daha hatırlıyoruz. Acıyı, korkuyu, kavgayı, şiddeti, güveni ve şefkati kitap boyunca iliklerinize kadar hissedeceksiniz.