"Daren..." diye mırıldandım.
Kendini çok zor tuttuğu ortadaydı. Buram buram öfke ve hiddet yayıyordu. Kelimenin tam anlamıyla burnundan soluyordu.
"Korkmaya başlıyorum," diye fısıldadım bu defa.
Gözlerini açtı.
"Benden mi korkuyorsun?"
Kaşlarımı çattım, "Elbette hayır, her yeri ateşe verecekmiş gibi görünüyorsun, senin için korkuyorum."
Bana söylediğim şey mümkünmüş gibi bakıyordu.
"Senin için her zaman nefes alınacak bir boşluk ayırırım." Dedi.