İnsanı şaşırtan, hayrete düşüren, tedirgin eden şey sessizliktir.
Düzenlenmemiş olan şey, sessizliktir.
Tehlikeli ve bilinmeyen olasılıklar vaat eden şey, yine sessizliktir.
Hayal gücümüzü zenginleştiren, sessizliktir.
Suskunluk, duyuların yoğunlaşmasına yol açar.
İnsanlar arasındaki sessizlik, iletişimin çoğalmasını sağlar.
Çünkü sessizliğin içinde, ikimizden ya da üçümüzden daha büyük olan bir şeyi paylaşırız.
Oysa gördüklerimizi algılama yeteneğimiz, dilin bizi içine hapsettiği küçük ve sınırlı dünyadan çok daha zengin.
Sözcüklerden, sözcüklerin abartılmış egemenliğinden ötürü, deneyimlerimizi bilinçli olarak sınırlıyoruz.
Daha az görüyor, daha az işitiyor, kokluyor, dokunuyor ve daha az tat alıyoruz.
Birçok deneyimi es geçiyoruz.
Yaşama daha az dikkat ediyor, kendi basitleşmelerimizle özel soyutlamalarımıza çok daha büyük dikkat gösteriyoruz.