Felsefe p4c

Özgürlük fethedilir, armağan olarak alınamaz. Özgürlüğün izini, sürekli ve sorumlulukla sürmek gerekir. Özgürlük insanın dışında bir ideal değildir; mit haline gelen bir fikir de değildir. İnsanın yetkinleşme arayışının olmazsa olmaz bir koşuludur.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Yüce gönüllülüklerini sürekli ifade etme firsatına sahip olmak için ezenler aynı zamanda adaletsizliği de ebedileştirmek zorundadırlar. Adaletsiz bir sosyal düzen; ölüm, çaresizlik ve sefaletle beslenen bu "yüce gönüllülük"ün sürekli kaynağıdır; bu da sahte yüce gönüllülük dağıtıcılarının, bu yüce gönüllülüğün kaynağına en ufak bir tehdit yöneldiğinde niçin paniğe kapıldıklarını açıklar. Gerçek yüce gönüllülük, sahte yardımseverliği besleyen nedenleri yok etme mücadelesinin ta kendisindedir. Sahte yardımseverlik, korku içindekileri, boyun eğdirilmişleri, "hayatın reddedilmişleri"ni, titrek ellerle avuç açmak zorunda bırakır. Gerçek yüce gönüllülük bu ellerin-ister bireylere ister halklara) ait olsunlar-yardıma giderek daha az gerek duymasını, iş gören ve dünyayı dönüştüren insan elleri haline gelmesini sağlamaya çalışmaktan geçer.
Sadece, kişinin içinde yaşadığı dünyayı ve kendini değiştirmesini sağlayan eylem, özgür eylem olabilir... Özgürlüğün olumlu bir koşulu, gerekliliğin sınırlarının, yaratıcı insani yeteneklerin idrak edilmesidir... Özgür bir toplum mücadelesi, sürekli artan ölçüde bireysel özgürlük yaratmadıkça özgür bir toplum mücadelesi değildir.
Şu düşündürücü çağımızda, daha da düşündürücü olan, bizim hâlâ düşünmüyor olduğumuzdur.
Puan vermedi·73 syf.··
2021 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 12:25
""DÜŞÜNMEK NE DEMEKTİR Alman filozof Martin Heidegger tarafından yazılmış çok çok güzel bir eser. Heidegger’in günlük dilde kullandığımız konuşma diliyle felsefe yapması, metafizik düşünce üretmesi anlaşılmasını hem zorlaştırmakta hem de üzerinde dikkatle durulduğunda kolaylaştırmaktadır. Günlük dilde kullandığımız kelimelerden DÜŞÜNMEK ‘in anlamı üzerinde kelam eden filozof, felsefe tarihindeki anlamlarını irdeleyip Nietzsche felsefesine yoğun göndermeler yaparak (Özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt eseri) kavramın anlamının orjinalini ortaya çıkarmaya ve bu anlam dünyası ile insanı anlamaya/anlamlandırmaya, iradeyi anlamlandırmaya, insan olmanın neye denk düştüğünün keşfini yapmaya çalışmaktadır . Kitabın en çok dikkatimi çeken önemli mesajı şu oldu: İnsan , düşünerek bilgi üretmiş ve bunu teknik olarak ürüne dönüştürmüştür. Ancak burada bir terslik farkediyor filozof . İnsan, düşünmek ile ürettiği ve örgütlediği bu bilgiye adeta kendini mahkum ederek düşünmekten uzaklaşmış ve bunun neticesinde içinde düşünmenin olmadığı bir sürü sorun çözümünün mekanikliğinden kaynaklı çözümsüzlükler/savaşlar/savaşa endeksli barışlar/barışa endeksli savaşlar/kördöğüşler... yaşamaktadır. Düşünmenin ne olduğunu unutan/düşünmekten uzaklaşan insan gittikçe kendi ördüğü ağlara takılarak, zamansallığını unutarak kendini pasifleştirmekte, kendisine insan olma hüviyetini kazandıran etkinlikten uzaklaşmaktadır. Bu açıdan bakıldığında 2500 yıl önceki insanın dünyaya bakarken duyduğu düşünme ihtiyacı ile bu gün bizim duymamız gereken düşünme ihtiyacı arasında bir fark yoktur. Halbuki bu günkü insanlar, sanki tüm sorunları çözülmüşmüş gibi rehavete kapılarak/kendilerini süregelen düşüncelerin neticelerine emanet ederek /düşünmeyerek gittikçe “çölleşmektedir”. Bu açıdan içimizdeki çöl gittikçe
Felsefe
Düşünmek Ne Demektir?Martin Heidegger · Paradigma Yayınları · 2009332 okunma