" Etrafımdaki her şey hapishane; hapishaneyi hem insan hem de parmaklık ya da sürgü olarak görüyorum. Bu duvar taştan bir hapishane, bu kapı tahtadan bir hapishane, bu zindancılar insan kılığına girmiş bir hapishane. Hapishane yarısı eve, yarısı insana benzeyen korkunç, kusursuz ve yekpare bir varlık. Onun tutsağıyım; beni kuşatıyor, beni içine kapatıyor, beni kilit altında tutuyor ve beni zindancının gözleriyle gözetliyor. "
"Göğsümden gırtlağıma doğru bir şeyin yükseldiğini, soluğumun kesildiğini hissettim.bu o kadar belirgindi ki, beni boğmak isteyen bu tıkacı yakalamak için elimi gömleğinin dügmesinden içeri soktum."