"Bilim bana Tanrı'nın mutlaka var
olması gerektiğini söylüyor. Aklim bana Tanrı'yı asla anlayamayacagımı
söylüyor. Ve kalbim bana mutlaka anlamam gerekmediğini söylüyor."
Ben de bir çok vatandaşım gibi, soyutlama gücünden yoksun olduğum için ve özellikle zaman kavramını soyut olarak, yani ele gelmez bir kavram olarak düşünemediğim için süreye, ancak iki nokta arasında bir cismin hareketi olarak katılabiliyorum.... Belki bizler, yani bu toprakların yetiştirdiği su yada bu değerler, soyutlaşmaya başladığımızı bu kadar çabuk fark etmeseydik ve bu kadar çabuk korkuya kapilmasaydik, bizlerden de büyük matematikçiler yetişir ve ansiklopedilerde taş basması resimleri çıkardı.
Yaşasın papatyalar; canım papatyalar. Seviyorum sizleri. Sizler ki bütün kış,toprağın altında, yalnız bizi düşünürsünüz ve ilkbaharda hemen seriliverirsiniz ayaklarımızın altına. Canlarım benim. Seviyorum sizleri insan kardeşlerim. Durup dururken seviyorum işte. Sevip duruyorum. Kollarımı açıp bütün insanlığı kucaklıyorum. Papatyalar gibi sizi koparıp göğsümde tutmak istiyorum.