Siya

Sömürgeci Akıl ve Sınırlar bandor.press/haber/somurgeci...
Reklam
HAYAL, META VE KÖLELİK İnsan, hayal kurmayı öğrendiği andan itibaren köle olmayı da öğrendi. Özellikle meta dünyasında, insan ile insan arasına giren “meta” (değişim değeri taşıyan; para, mal, mülk gibi insan ilişkilerini belirleyen nesneler bütünü), yalnızca hayal aracılığıyla aşılabilir bir mesafeye dönüştü. İlk kez doğa karşısında yetersizliğini fark eden insan, doğanın da ötesinde bir güç yaratma hayaline kapıldı. Bu hayali zamanla büyüttü, derinleştirdi. Başlangıçta doğa karşısında yalnız kalan insan için bu hayal bir kurtuluş gibi görünüyordu. Ancak uzun vadede özne ile nesne yer değiştirmeye başladı: Başta hayalin sahibi olan insan, zamanla hayalin nesnesine, hatta kölesine dönüştü. Özellikle metanın tek elde birikmesi ve erişimin zorlaşması bu süreci hızlandırdı. Meta, yalnızca bir araç olmaktan çıkıp insan ilişkilerini belirleyen bir güç haline geldi. Bir diğer kırılma noktası ise “özgür dünya”nın (bireyin kendini özgür sandığı; fakat ekonomik ve ideolojik olarak egemenin belirlediği alan) egemenin eline geçmesiydi. Efendinin ortaya çıkışı, hayale yeni ve fantastik bir alan açtı. Bu alanda tanrı, inanç ve ödül fikri (cennet) şekillendi. Böylece hayal, sadece bir kaçış değil; aynı zamanda iktidarın yeniden üretildiği bir düzleme dönüştü.
min ji te hez kir çîrokan bê xatirxwestin ji cîrantîya min bar kir min li hemberî bedewiya baranan serî rakir min ji bo ku destên te neqefilîne bayê kur bertîl kir min kenekî nû ji xwe re kirê kir min xwe di nav xelkê de nav-no kir min li benda te xwe spî kir, şîva xwe sar kir, xwîna xwe zilindar kir, min ji acîzi çîrçîrî kir, xwe bi tenetîyeke pirr bi talûke hûrhûrî kir min ji te hez kir min mala xwe xera kir. Rênas Jiyan
İnsan, yalnızdır. Ama o, aynı zamanda bağlantıları olan bir varlıktır da. Insan, başka hiç kimseyle özdeş olmadığı, eşsiz bir varlık olduğu ve ayrı bir varlık olarak kendi bilincine vardığı ölçüde yalnızdır. O, yargı vermek zorunda olduğunda ya da salt usunun gücü aracılığıyla kararlar vermesi gerektiğinde, yalnız olmalıdır. Ama insan, yalnız başına olmaya, türdeşleri olan insanlarla ilişki kurmamaya katla-namaz. Mutluluğu, türdeşleri ve geçmiş, gelecek kuşaklarla kendisi arasında bulunduğunu duyumsadığı dayanışma duygusuna dayanır.
Reklam