Siya

Belki şöyle bir fikir birliğinden söz edilebilir: tipik postmodernİst ürün, şakacıdır, kendi kendiyle dalga geçer, hatta şizoiddir; aynı zamanda, yüksek modernizmin gösterişsiz kendine yeterli liğine, ticareti ve meta biçimini arsızca kucaklayarak tepki gösterir. Kültürel geleneğe karşı tavn saygısız bir pastiş görünümündedir; kasıtlı olarak amaçlanıtuş derinlik yok! uğu, her tür metafizik ağırbaşlılığın altını oyar. Bu, bazan acımasız bir sefalet ve sarsına estetiğine açılır.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ne yazık ki artık İsa’dan daha yaşlıyım
Ulus Baker özgürlük ve ahlaki olma kavramını birbirinin içinde olduğunu söyler ‘Ahlakiliği mümkün kılan özgürlüktür’ Sırf bu bile toplumların(bizlerin) ahlaki olandan uzak olduğumuzu gösterir
Min zêdetir ji singa te hez kiri bû
İnsan kendini özgürleştirirse her şeyi bilebilir; her şeyi bildiğindeyse özgür olacaktır, (s. 43) Foucault’nun burada öne sürdüğü mantık, vaat ettiği gelecek ne kadar kesinse, o denli kaçınılmazdır. Sözcüklerin yerinin değişmesi, insanı özgürlük-için- bilgi ile bilgi-için-özgürlük zorunluluğuna hapseder. Oysaki, bu yer veya dizilim değişikliği, insanı ihtiyaçlarına mecbur kılan dışlamaların yol açtığı zulmü de hasır altı eder. Yani delilik, bir yanılsama olarak cenneti ifşa eden bir dışlamayı gözler önüne serer.