Işıl Işık

Işıl Işık
@Papatya1989
İnşaat Teknikeri
19 Mayıs Üniversitesi
Ankara
513 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·250 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:04
#KitapYorum #TekBaşına #VolkanSönmez #DokuzYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Dokuz Yayınları'ndan çıkan, Volkan Sönmez’e ait, "TEK BAŞINA" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar ağrı kesici gibidir. Hani mental olarak yorgun, canınız hiçbirşey çekmediğinde, ayaktasınız ama beyniniz uyuşuk, aklınız milyon km. hızla galaksiden çıkmış Venüs'e ev kuracak bir uçuklukta uçmuşsa, kalbiniz yaşam sınırları kıvamındaysa, zorla işe güce sardıysanız, değişken zatı muhterem havalar da "yat kalkma" modunu telkin etmişse, hangi kitapla nişanlansak diyorsanız işte karşınızda "TEK BAŞINA" sahnede. Bir buyur gel hizzasında, el ediyor karşı şeritte. Yani anlayacağınız yanınızdan ayırmadan her boşlukta bu kitapla sarmaş dolaş olacağınız garanti. En azından ben hayatlar sanayi, hayâller Hawai halleri etiketi ile dolaşırken, ne yesem, ne içsem, hangi kitap beynimde atık depo kirleri temizler, bi de güzel kese atar, mis gibi güne güneş gibi güller açar yanaklarımda derken bu kitapla hemhal oldum. O ağır kanlılık gitti, olimpik havuzdan çıkmış yüzücüye döndüm desem yeri. Okuma hızım düzeldi, performansım yenilendi. Artık ağır, ağdalı, anlaktan azade ne kadar cümle kitap varsa hepsini bohçaladım memleketine yolladım. Efendim bendeki haleti ruhiye bu hallerdeydi. Şimdi konu penceresi'nden bakalım, orada havalar nasıl?!.. Hayatını dürüstlük, sevgi ve erdem üzerine kuran Okan, bir anda kendisini her şeyini kaybetmiş halde bulur. İşinden kovulur, eşinden ayrılır. Güvenli limanlarını yitiren kahramanımız, modern dünyanın acımasız gerçekleriyle yüzleşirken hem geçmişiyle hem de kendi benliğiyle hesaplaşmak zorunda kalır. Büyük mücadeleler verir. Maddi ve manevi tüm kalelerini kaybeden Okan, erdemsizliğin prim yaptığı vahşi dünyada tamamen "tek başına" kalır.
Tek BaşınaVolkan Sönmez · 2022700 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:28
#KitapYorum #CenkKayakuş #SonFiravun #KanonYayınları #Kitabaaşıkokumayasevdalı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan, Cenk Kayakuş'a ait "SON FİRAVUN" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Cenk Kayakuş kitaplarını okumak bana göre ayrıcalık. Öncesinde "KAYIP KITA", "UÇUŞ 345" isimli eserlerini okumuş çok beğenmiştim. İçimden de gizliden diğer kitaplara talibim düşüncesi altın yaldızlı hazine notluğuna okunmak üzere eklemiştim bile. Hepsinde heyecan, gizem, merak, adrenalin, gerilim tavan. Elinizdeki kitaplar bittiğinde, ne okurum derdi sarmışsa, sıkılıp bunaldıysanız, arayıştaysanız eğer zulanuzda Cenk Kayakuş kitapları varsa çok şanslısınız, kurtardınız günü diyebilirim. Hani yemek sonrası en sevdiğiniz tatlıya sıra gelir ya!.. Tam da bu iştahla "SON FİRAVUN" a tutundum desem mübalağa etmiş olmam. Her sayfa heyecan, gizem, aksiyon, gerilim. Tüm duygularınız fişini elektrik prizine takmışcasına aydınlanıyor. Kendinize geliyorsunuz. Hani çok susarsınız su ılık gelir, o sıcakta bir işe yaramaz. Yavandan mideye yuvarlarsınız. Bu eser tüm dıyguların hakkını veren cinsten. Yani o soğuk suyla dirilişiniz bu kitapla kavilli. Cenk Kayakuş tarihsel olayları günümüze bağlamayı seven bir yazar. Okurun nabzını biliyor. Nokta atışlar hükmünde. Hadi şimdi Mısır'a gidelim, kızgın çöllerde kahramanımız Hakan Geda neler yaşamış konuya ekmek bandıralım. "SON FİRAVUN" Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi, II. Dünya Savaşı ve günümüzü birleştiren gizemli bir hazine avını konu alan bir macera romanı. Topkapı Sarayı’ndaki "tılsımlı gömlekler" gibi somut tarihi ögeler ve Herihor hazinesi gibi arkeolojik mitler kurgunun omurgasını oluşturuyor. Temposu yüksek, kronolojik katmanlar arasında köprüler kuran, tarihsel gerçekliklerle kurguyu harmanlayan sürükleyici
Son FiravunCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 202241 okunma
10/10
·548 syf.··
2026 26. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 15:52
#KitapYorum #BanaBirResminiYolla #HidayetKarakuş #BilgiYayınevi #TarihiRoman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Bilgi Yayınevi'nden çıkan, Hidayet Karakuş'a ait, "BANA BİR RESMİNİ YOLLA" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Elimden hiç bırakmak istemediğim kitaplardan biri oldu "BANA BİR RESMİNİ YOLLA". Her sayfada kâh üzüldüm, kâh sevindim, bazen çağlayanlar gibi coştu yüreğim. Adım atmak, elimi uzatmaktı çok yerde dileğim. Yalvaçın Kurusarı köyünde Âşık Hasanla, Tahsinle yan yana yürüdüm. Köy odasında nazlı sazın nağmelerinde büyülendi tüm bildiklerim. Yanan, kızarmış bir bağırdan ses verdim. Duysunlardı, ben de vardım. Cumhuriyetin yeni ışıklarına koşmak, acıyan yaralara merhem olmaktı isteğim, çocuklarla el eleydim. Meğer ne çok şey vardı gizlide kalmış gönlümün havalandırılası çeyiz sandığında. Onlarla ağladım, güldüm, hüzünlerinde sonbahar sarısıydı sözlerim. Gözlerim çok uzaklarda İskilipli Hakkıdaydı, Mustafa Kemalin izindeydi tüm benliğim. Şimdi konu penceresinden esen, Kurusarının rüzgarında neler yaşanmış hep birlikte bakalım: Hidayet Karakuş'un 2024 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü alan "Bana Bir Resmini Yolla", Cumhuriyet'in ilk yıllarında, 1930'lu Türkiye'yi anlatan bir romandır. Eser, iki asker arkadaş olan Tahsin ile İsmail'in kışlada başlayan dostluğunu, daha sonra mektuplaşarak sürdürdükleri bu bağı merkeze alır. Tahsin, askerlik sonrası memleketine döner. Halk sağlığı için köy köy dolaşarak salgın hastalıklarla mücadele eder. Hikâye, bu mücadele sürecini, yoksulluğu, hastalıkları, o dönemin toplumsal sorunlarını; aynı zamanda Atatürk devrimlerinin köylere nasıl yansıdığını da gözler önüne serer. Bu dönemde ülke yokluk, sıkıntı içindedir. Savaş sonrası perişan bir ekonomi, halkın büyük bölümü köylerde yaşamakta, temel ihtiyaçlarla mücadele
Bana Bir Resmini YollaHidayet Karakuş · Bilgi Yayınevi · 202241 okunma
9/10
·254 syf.··
2026 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 23:45
#KitapYorum #Petrikor #JonahAxon #LimeraYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Limera Yayınları'ndan çıkan, Jonah Axon'a ait "PETRİKOR' isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. ​Tür: Metaforik Kurgu / Psikolojik Dram / Modern Anlatı Daha ilk sayfalardan itibaren sizi kendine sıkı sıkı bağlayan, varlığınızın tozlu yüzeylerinde gri alanlarınızı keşfettiren, kaybolduğunuz anların hatıralarında yolculuğa çıkaran, umutsuzluklar diyarında aslında yalnız olmadığınızı farkettiren, ince topuklu, kristal kırılganlığındaki duygularınıza incecik dokunan, pudra şekerli korkularınıza ışık tutan zarif bir eser. ​"Zihninizin kurduğu dünya, yaşadığınız hayattan daha gerçek olabilir mi?" sorusunu sorduran nadide bir kurguyla bi dünya cevaplara vakıf olabileceğiniz bir anlatı.​"Gökyüzünün yeryüzüne değdiği o ilk anın kokusu: Petrikor." ​"Burası büyük olayların değil, büyük hislerin ülkesi. Kitap, haritalarda yer almayan, sınırları sessizlikle çizilmiş "Yokluk Ülkesi" adında metaforik bir mekanda geçiyor. Hikaye, sıradan bir ofis masasındaki basitlikten başlayıp, insan zihninin derinliklerindeki "imkansız çekimlere" ve galaksilere uzanan içsel bir yolculuğu ele alıyor. ​Temelde; yarım kalmış cümlelerin, kurulamayan bağların ve "olabilirlik ihtimalinin kaybının" yarattığı o hüzünlü boşluğu (Petrikor kokusu eşliğinde) anlatıyor. Eser, adını aldığı yağmur sonrası toprak kokusunu her sayfasında hissettiren lirik bir dile sahip. Kapaktaki o naif yağmur ve suya gömülen dünya tasviri, hikayenin derinliğini daha kapağı açmadan size fısıldıyor. Yazarın "gezegen", "yörünge" veya "döngü" dediği her şey aslında bizim kalp kırıklıklarımızı, savunma mekanizmalarımızı ve yalnızlığımızı anlatıyor. ​Bu hikayede Lapis/KADIN ve Oasis / ERKEK birer taş ya da gezegen değil; onlar biziz. ​Lapis
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202671 okunma
9/10
·265 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 16:08
#KitapYorum #GeçmişinParmakİzleri #İbrahimDurmaz #EvrenselKültürYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Evrensel Kültür Yayınları'ndan çıkan, İbrahim Durmaz'a ait, "GEÇMİŞİN PARMAK İZLERİ" isimli kitabı tanıtmaya çalışacağım. Türü; psikolojik roman, dram, yer yer şiirsel/anlatı tarzı iç monolog ve duygu ağırlıklı gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkılarak yazılmış. Bazen kelimeler kifayetsiz kalır. Hiç bir söz dizimi içinizdeki duyguları tam anlamıyla, ya da lâyıkıyle ifade edemez. Zirâ söyleyeceğiniz her cümle, hatta her harf acaba yerine yakıştı mı? Karşılığını buldu mu diye için için emniyetinden şüphe duyarsınız. İşte bu romanı tarif etmekte böyle bir şey. Sessizce, usul usul, çoğu yerde çığlık çığlığa... Okurken farkettim; İçimde kalbime giden bir asansör var ve içinde kıymetlilerim, hayallerim, beklentilerim, umutlarım, özlemlerim, en çokta sayılı nefesimle sayısız heveslerim, yarım kalan planlarım, giyilmemiş gömleğim, okunmamış kitaplarım, gidilmemiş yollarım, açılmamış çeyiz sandığım, geçmiş ve geleceğim. Kavuşuruz diye kalan kenarı kırık kupadaki adın baş harfi. Balkonda sardunyaların kızıl duruşu, tütün kokulu perdelerin sarımsı rengi, yarım kalan çay bardağındaki dudak izi, seçilen eşyalar...çoğu konuşma yaşında. Vestiyerde duran el örmesi bir kaşkol, yanında bir zarf. Sahibine hiç ulaşamayan cinsten. Kedi başı misali terliklere içten emanet bir dokunuş. Akıp giden zamanda nehirlerden denize dökülen "güle güle" diyen bir elveda. Anladım ki, senelerde, aylada, mevsimlerde, saatlerde o asansör birden bire göğüs kafesimde takılı kalmış. Yolculardan biri yok... Şimdi ne aşağıdayım, ne de yukarıda. İşte "GEÇMİŞİN PARMAK İZLERİ" bana sustuklarıma ses, unuttuklarıma anımsayış, kaçındığım, bastırılmış acılar, yüzleşmeye korktuğum aynalara bakış,
Geçmişin Parmak İzleriİbrahim Durmaz · Evrensel Kültür Yayınları · 202529 okunma