İslam elçisi devamla şöyle diyor: "Birbirinize eğilip bükülmekten, birbirinize kulluk etmekten kurtarmaya geldik sizi.* Başınızı yüceltmeye teşvik etmek, birbirinizin önünde veya huzurunda rükû ve secdeye gitmekten sizi alıkoyarak, sadece Allah karşısında secdeye davet etmek; birbirinize tapmaktan Allah'a tapmaya, dinlerin zulmünden İslam'ın adaletine ve yerin alçaklığından göğün yüksekliğine çağırmak için buralara geldik."
Sayfa 17 - * İkbal'in deyişiyle: "Bir köpeğin, başka bir köpeğin önünde baş eğdiğini görmedim."·Kitabı okudu
Tarih; uzun, karanlık, sessiz, suskun ve kederli bir kabristandır. Çağlar çağların ardından hep boş, hep soğuk, ölümcül ve karanlık; nesiller nesillerin peşinden hep tekrar ve hep taklit; yaşamlar, düşünceler ve idealler hep geleneksel ve kalıtımsal; kültür, uygarlık, sanat ve iman hep ölüden kalma miras...
Fevkalade!
Bir varmış
bir yokmuş,
“Tanrı”dan gayrı,
hiç bir şey yokmuş.
Hiç kimse yokmuş.
Tanrı yalnızmış.
Tanrı merhametliymiş,
Tanrı görenmiş,
Tanrı güzelliği sevenmiş,
Tanrı iyiliği sevenmiş,
Tanrı yakışanı sevenmiş,
…