Akşemsettin ışık

Akşemsettin ışık
@Paticiko
ah o gemide ben de olsaydım
alper’den 700 lira borç aldım bugün israil devleti gömülsün diye karanlıklara! çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun başka bir mazluma bir mazluma mazlum… sevgilim tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum. oysa ne çok ayet vardı 90’larda… baktığımız her yerde ayrı bir allah gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara. insan olmak bizatihi sansasyoneldir. diline döktüğüm dilleri hatırlasana… alper bana 700 lira borç verdi bugün israil kaç mermi yapabilir bu parayla? tarık ali’nin muhammed ikbal için söyledikleri doğru mu? frengiden öldü diyor lahor pavyonlarında. işte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz. şimdi ikbal cennette, tarık ali ingiliz merminin de biliyorsun, bini bir para ve diyelim ki humeyni’yi de seviyorum jack daniel’ı da diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler… bana duyduğun sevgiyi azımsasana! lira bana alper borç bugün verdi 700. hemen iki paket malbora, biraz mızrak, biraz kuz. bilhassa ecnebi reyonundan seçtim bunları sevgilim fosforun pişirdiği çocuklarda bulunsun tuzumuz.
Reklam

Akşemsettin ışık

, bir kitap okudu
Puan vermedi·516 syf.·
2017 44. kitabı
Rıfat Ilgaz
8.7/10 · 3.534 okunma
Can Sıkıntısı
Sanki bin yaşındayım, o kadar hatıram var. Gözleri bilançolar, manzumeler, ilamlar, Romanslar, sevgi talan mektuplar, makbuzlara Sarılı gür saçlara dolu bir büyük masa, Saklamaz daha çok sır üzüntülü kafamdan, Bu bir ehram, bir mahzen, öylesine kocaman, Fakirler çukurundan daha çok ölüleri, -Ben ayın tiksindiği bi rmezarlığım şimdi; - Orda azaplar gibi sürünür uzun kurtlar, En can alıcı ölülerime boyuna saldırırlar Solmuş güllerle dolu eski bir odayım ben, İçindeki eşyanın yıllar geçmiş üstünden, Orda üzgün pasteller, uçuk renkli Boucher'ler, Dağılan bir kokuyu içlerine çekerler Bıkkınlığın yemişi, dinmez can sıkıntısı, Ölümsüzlüğün sonsuz ölçüsünü aldı mı? Karlı yılların ağır yumakları altında, Topal günleri geçmez hiçbir şey uzunlukta. -Artık ey canlı madde! belirsiz bir dehşetin Sardığı bir kayadan başka bir şey değilsin. Bir sisli kum çölünün dibinde uyuklarsın, Bir sfenks ki meçhulu aldırışsız dünyanın; Har'tada unutulmuş ama hırçın sesiyle Yalnız şarkılar söyler, batıp giden güneşe. Charles Baudelaire
Gece
Günün tükendiği bu saatlerde Tüm doğa canla başla çalışıyor. Gece vakti bu yıldızlardan inen Ne acayip bir korkudur kim bilir? Etkisinde kalmış nice gizemin, Kaygılı, bir yandan tir tir titriyor, Karanlıkta, bilinmeyen bir gücün Gözlerini üstünde hissediyor. Ne büyük dehşet kendini tanımak! Kaçışı olmadan, durmadan çalışmak, Ebediyetin içinde devinen Varlığın merhametine kalmak! Bu nasıl kara, zor bir bulmaca Amaçlar ve çözümler gizleniyor, Birileri titrerken aşağıda, Yukarda birileri düş görüyor. Victor Hugo