Umut Burak

Umut Burak
Psikolojik Danışman
Psikolojik Danışman
Üniversite
49 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Bugün Rüya'dan bana kalanlar ise yalnızca yazılar; bu kara, kapkara,karanlık sayfalar. Bazen bu sayfalarda hikayelerden birini, sözgelimi cellatın hikayesini ya da Rüya ile Galip adlı masalı Celal'in ağzından ilk duyduğumuz karlı kış gecesini hatırladığımda, insanın kendisi olabilmesinin tek yolunun bir başkası olması ya da bir başkasının hikayelerinde kaybolması yolundaki bir başka hikayeyi hatırlıyor, kara bir kitapta yanyana getirmek istediğim bu hikayeler de bana, tıpkı bizim birbirlerine açılan aşk hikayelerimiz ve belleklerimiz gibi, bir üçüncü, bir dördüncü masalı, İstanbul'un sokaklarında kaybolunca başka biri olan aşığın hikayesiyle, yüzündeki kayıp anlamı ve esrarı arayan adamın hikayesini heyecanla hatırlatıyor ve böylece eski, çok eski, çok çok eski hikayeleri yeniden kaleme almaktan, ibaret yeni işime daha bir şevkle sarılıp kara kitabımın sonuna geliyorum. O sonda, Galip gazeteye yetiştirmesi gereken ve aslında kimsenin de artık pek aldırış etmediği Celal'in son yazısını yazıyor. Sonra, sabaha doğru acıyla Rüya'yı hatırlıyor ve masadan kalkıp uyanmakta olan şehrin karanlığına bakıyor. Rüya'yı hatırlıyor ve masamdan kalkıp şehrin karanlığına bakıyorum. Rüya'yı hatırlıyor ve İstanbul'un karanlığına bakıyoruz ve geceyarıları, uykuyla uyanıklık arasında mavi damalı yorganın üzerinde Rüya'nın izine rastladığımı sandığım zaman kapıldığım keder ve heyecana kapılıyoruz. Çünkü hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç. Evet tabii, tek teselli yazı hariç.
Edebiyat & Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Melih Amca her şeyi çok iyi anlamış gibi, uzun bir süre sustu. Sonra ağladı. Bir sigara yaktı. Hafif bir nefes darlığı sıkıntısı çekti. Celal'in hep yanlış fikirlere kapıldığını söyledi. Şehrikalp apartmanından atıldı, babası yeniden evlenince annesiyle kendisine kötü davranıldı diye bütün aileden intikam almak gibi tuhaf bir tutkuya kaptırmıştı kendini. Oysa babası, onu da en azından Rüya kadar sevmişti. Şimdi hiçbir evladı yoktu artık. Hayır ; tek evladı Galip'ti şimdi. Gözyaşları. Sessizlik. Yabancı bir evin iç sesleri. Galip, Melih Amcaya. bir an önce köşedeki bakkaldan rakısını alıp eve dönmesini söylemek istedi. Onun yerine, bir daha düşünmeyeceği ve soruları kendileri sormak isteyen okurların atlarlarsa (bir paragraf) iyi edecekleri şu soruyu sordu kendine : Hangi hikayeler, hangi anılar, hangi masallar hafıza bahçesinde açan hangi çiçeklerdi ki onlar tadına.kokusuna. keyfine iyice varabilmek için Celal'le Rüya, Galip'i dışarda bırakma zorunluluğunu duymuşlardı? Galip, hikaye anlatmayı bilmediği için mi? Onlar kadar renkli ve neşeli olmadığı için mi? Bazı hikayeleri hiç anlayamadığı için mi? Aşırı hayranlığıyla neşelerini kaçırdığı için mi? Bulaşıcı bir hastalık gibi çevresine yaydığı iflah olmaz hüzünden kaçtıkları için mi?
Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma. Hiçbir zaman inandıramadım seni o kahramanları uyduran zavallı insanların neden kahraman olmadıklarına. Hiçbir zaman inandıramadım seni o dergilerde resimleri çıkaranların bizden başka bir soydan olduğuna. Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan  hayatta benim de bir yerin olması gerektiğine.
Edebiyat & Roman

Umut Burak

, bir kitap okudu
10/10
·426 syf.·
2024 40. kitabı
Orhan Pamuk
7.8/10 · 11,6bin okunma