Büyük ozana saygı ile başlamak isterim. Aytmatov gerçekten büyük bir ozan, büyük bir anlatıcı. Kısa bir kitapta bu kadar duyguyu, bu kadar derinlemesine nasıl aktarabilir? Okurken içim burkuldu, ta içimde hissettim ayrılığı, ölümü, savaşı, kıtlığı, yokluğu. Savaşın getirdiği duygusal yıkımı Aliman'la yaşadım. Bir erkek olarak anne olmayı, anne gibi hissetmeyi çok güzel yaşattı. Beni en çok etkileyen yerlerden biri ölüm sahnesiyle trenin geçişini anlattığı sahneydi. Bir anda o gıcırtı, o ses, o gürültü ile ölümün sessizliği arasındaki tezatı yaşadım. Ve bu sahne bana çok sinematik geldi.
Bu kitapta umudu da gördüm, yıkılışı da, var olmayı da yok olmayı da, ölümü de doğmayı da gördüm. Aytmatov bu kısa öyküde zıtlıkları çok güzel kullanmış ve duyguyu çok güzel vermiş.
Muzzaam bir anlatım. Muazzam. Geç kalmadan okuyun derim.