Balkanlar ve Akdeniz adalarındaki Ortodoksları hızla kaybederek dağılmakta olan Osmanlı memleketlerinde Padişah Abdülhamit Müslümanlığı öne çıkarırsa (zaten bu fiili durumdu), dünyadaki çeşit çeşit Müslüman kalabalıklarını ve devletlerini Batı’ya karşı yanına çekebileceğine, en azından Düvel-i Muazzama’ya gözdağı verebileceğine zaman zaman inanıyordu. Yani Padişah Abdülhamit bugün "siyasal İslam” dediğimiz şeyi kendi kendine keşfediyordu.