Yıl 1964
Bitlisli bir Ermeni; Yaşar Kemal , Ara Güler ve Fikret Otyamla Bitlis' teki Ermenileri bulmak için yola düşer.
Sorayan, Amerika' nın Kaliforniya eyaletinden gelmiştir.
Niyeti, Ailesinin yaşadığı evi onarıp orada yaşamak ve ölmektir.
Fakat, hayalindeki şehirden çok faklıdır burası.
Bir tek Ermeni kalmamıştır bu şehirde.
Eğilip toprağı öper.
Yolda rastladığı herkese '' Memleketlim...'' der.
Şaşırmış bir çocuk gibi sağa sola koşturur.
Ağaca, taşa , toprağa, hayvanlara sarılır.
Bitlis' in sokaklarında koşturan,
Edebiyatta Yalınlığın Dehası Koca Bıyıklı Ermeni' nin adı, William Saroyan' dır.
Saroyanlar kuşaklar boyu Bitlis' te yaşamışlardır.
Ancak 20.yüzyılın başında büyükbaba Minas, Anadolu' daki durumu ve olacakları sezerek genç eşi Lusintak' a çocukları da alıp Amerika' ya göç etmelerini söyler.
Saroyan, Amerika' da bir yetimhaneye bırakılır.Üç yıl boyunca burada kalır.
Sekiz yaşında tekrar ailesine kavuştuğunda Bitlis kültürüyle büyütülür.
Aile terketmek zorunda kaldıkları memleket hikayelerinden yana acılıdır.
Yemeğinden türküsüne , ağacından dalına kadar koparıldığı toprakların herşeyini bilmektedir.Ermenicesine karışan Kürtçe Türkçe kelimeler , onun nereye ait olduğunu ispatlama kaygısı taşımaktadır.
Anneannesi sürekli olarak; Kürtçe' nin kalbin dili olduğunu ifade etmektedir,
Türkçe' nin müzik olduğunu, Bir şarap deresi gibi aktığını..
Ama ,
Ermenice ya Ermenice ,
Ermenice , Acı' nın dilidir...
Ölümü tatmış insanların dili...
O yüzden Ermenice ' de nefretin ve acının yükü vardır.
Nefretsiz ama yüklü acılarla ve özlemlerle geldi Bitlis' e William Saroyan.
Aradıklarını bulamadı.
Eski , kesilmiş taşlardan evler yoktu mesela.
Tepesi çanlı kuleleriyle kiliseler.