“Varoluş özden önce gelir ve her bir kimseye bir öz kazandırmayı sağlayacak özgürlükle özdeştir; insan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur.”
Jean-Paul Sartre
“derler ki insan hayatı anlamlandırmak için
yazar
oysa anlam dolu hayat eş anlam yan anlam tam anlam hep anlam
anlamdan geçilmiyor pazar yerleri sokaklar caddeler ve dağlar
bence insan anlama hayat katmak için yazıyor
hayat eksik bu kadar anlamın içinde nefes kaynıyor da nefes eksik
anlamsızca uzanmak mesela çimenlere anlamsızca konuşmak
yaşasın uğruna savaşılacak bazı şeylerin derin anlamsızlığı”
KALP KRİZİ, enderemiroğlu (Pathos, Ekim 2020)
Cioran’ın şu sözleri, adeta sınır örgütlenmedeki hastaların boşluk hislerini ve boşluğa sınır çizmek için sıkça başvurdukları kendine zarar verme ve acı çekme ihtiyacını altın bir kupadan kana kana içelim diye yazmış “ Bitimsiz bir çıkmaz olan Boşluk, kendine hudutlar tespit etmeyi arzular; ilk çıkagelen acının üzerine, tanımlanmamışlığın translarından onu koparabilecek her tahassüsün üzerine atlaması da bir sınır hırsındandır.” Zamana Düşüş
Zamana Düşüş Özgür olmak diyor Cioran, bir kader arayışından azat olmaktır; hem seçilmemişlerden hem de lanetlenmişlerden olmaktan vazgeçmektir; Özgür olmak, kendini hiçbir şey olmamaya alıştırmaktır...