Pelda Yılmaz

O zamanlar Tanrı' nın dünyası onun için zevkle, hevesle çözmeye çalıştığı bir sırdı. Şimdi ise hayatta her şeyi basit, açık olarak görüyor ve sürdüğü hayatın koşullarına uyuyordu.
Sayfa 59 - Akvaryum·Kitabı okudu
Reklam
"Bahara uzanan bir dalı kırdılar anne, bir mevsim öldü o ağaçta." Hâlâ idamı tartışıyoruz bu yılda bile. Hiç mi ders almayacağız. Yazık! ( Erdal Eren sonsuzdur.)
Bir buyruk ki içimde: - Kazsana! Nedir gördüğün? --İnsanlar ve kuşlar, sular ve taşlar! - Daha da kaz! Nedir gördüğün? --Düşünceler ve düşlemler, yalabıklar ve hortlaklar. - Daha da kaz! Nedir gördüğün? --Hiçbir şey görmüyorum! Dilsiz gece, yoğun ölüm gibi, ölüm olmalı. - Daha da kaz! -- Of! Delip geçemiyorum, karanlık araduvarı. Sesler işitiyorum ve ağlayışlar, kanat çırpmaları işitiyorum öte kıyıdan. - Ağlama! Ağlama! Öte kıyıda değil! Sesler, ağlayışlar ve çırpınışlar kendi yüreğinde
Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır. (Boş Ruhlar)
Gitme o güzel geceye usulca İhtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında; Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında. -Dylon Thomas-
Reklam