gerçekten bir şey öğrenmek istediği zaman sual sorardı da, herkesi de kendi gibi sanırdı. Hiçbir şey öğrenmek niyetinde olmadan soru soran kafaların var olabileceğini aklı almazdı ki.
eğer kendimi orada buluyorsam ve gerçekten oradaysam, demek ki bu bir şimdiki zamandır, gelecek zaman olan şey gelecek zaman olmaktan çıkmıştı, yarın şimdiydi, Kimse sana inanmayacak
Farklı bir dönem olsaydı, belki ağlardı, belki umutsuzluğa kapılırdı, belki de göğsünü ve başını yumruklardı, ama durum neyse o olduğundan, dünya pratik olarak başlamış olduğundan, kim olduğumuzu söylemeyi deneyebileceğimiz kelimelerimiz hâlâ eksik olduğundan ve kendimizi en iyi tanımlayan kelimeleri hiç bulamadığımızdan, bir anlam ifade etmeye son verene ve bir dizi tutarsız sesten, anlamsız eveleme gevelemeden başka bir şey olmayana dek ağzından çıkan sözleri tekrarlamakla yetindi.