Peppermint Butler

Puan vermedi·128 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 23:07
Üçlemenin son kitabı bitti ama ben de bittim be kardeş! Resmen okurken içine doğduğum hayata binlerce şükürler ettim, inanılmaz içim karardı Bu bölümde Tote’un madde bağımlılığını hiç kendini aklamaya çalışmadan ve olduğu gibi şeffaf anlattığını okuyoruz. Bu kitabı bitirince üçlemenin 21. yüzyıldaki en iyi 100 kitap listesine neden girdiğini anladım. 2 kitap daha sıradandı ancak 3. kitap o kadar vurucu ki, okurken kalbim sıkıştı a dostlar Ben şimdi Ebbe’yi bırakmana mı üzüleyim, çocuklarına analık edemediğine mi üzüleyim, bu kitapları yazdıktan sonra canına kıymana mı üzüleyim? Tove’un psikolojisini anlayınca neden intihara sürüklendiğini de maalesef anlamış bulunmaktayım. En son Annie Ernaux’nun Olay kitabını okuduğumda bu kadar tokatlanmış hissetmiştim doğrusu. Olay’ı asla unutmadığım gibi muhtemelen bu kitabı da hiçbir zaman unutmayacağım Başına gelenlerden mütevellit kimseyi suçlamadığı gibi sorumluluğu üzerine alması sanırım beni en çok etkileyen unsur oldu. Güle güle kitap, bir daha karşıma çıkma lütfen. Serinin son kitabına 10 üzerinden 9 verdim️️️️️️️️️ #toteditlevsen #kopenhagüçlemesi #bağımlılık #monoklyayınları
BağımlılıkTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,079 okunma
Reklam

Peppermint Butler

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
3 günde okudu
·
2025 14. kitabı
Tove Ditlevsen
8.4/10 · 1.079 okunma
Buram buram İskandinavya
7/10
·128 syf.··
2025 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 01:58
Her ne kadar siyaset içimizden geçmiş olsa da size ailenizle “olabildiğince mutlu” bir bayram diliyorum.İlk fotoda Ayhan kitap kapağına sansür uygulasa da kendimi fotoyu kullanmaktan alıkoyamadım. Otobiyografik üçlemenin 2. kitabında Tove edebiyat dünyasında yer edinmeye çalışırken, bir yandan da para kazanmaya ve kendini bulmaya çalışıyor. 1940 lı yıllar Türkiye’siyle karşılaştırınca özgür bir hayatı da var diyebiliriz. Altını çizdiğim satırlarda görüldüğü üzere devir Hitler devri ve oda kiraladığı kadın Hitler aşığıSatırları okurken bile tüylerim diken diken oldu, bir insan nasıl Hitler’i sevebilir benim aklım almıyor. Sadece 1940’larda değil, günümüzde bile bu politikaları öven şuursuzlar var arkadaşlar, gidip Auschwitz‘i gezmelerini öneririm İskandinav aile yapısını iliklerimize kadar okuyoruz, Tove 18’ine gelince sırf evdeki yiyecekleri yediği için ailesine kira ödüyor. Ailesinin durumu zaten iyi değil ve normalde de destek olunması gerekirdi tabii ki ama bu ülkelerdeki normal anlayış bu.Eğer ailen zenginse de kira ödüyorsun çünkü artık kendine bakacak yaşa gelmiş oluyorsun. Böyle olmalı mı olmamalı mı tartışılır elbet ancak okurken ister istemez insan kendi kültürüyle karşılaştırıyor. Bana Tove’un annesiyle ilişkisi çok acayip geldi. Kadın bencil ve sevgi göstermeyen biri ancak zamanı gelince de altını çizdiğim satılarda göreceğiniz gibi kızının seçimlerine saygı duyuyor. Burada yine İskandinav toplumunun bireyselci bakış açısı ön planda, bir yandan da anne oldukça nev’i şahsına münhasır bir kadın. Baba gelgitli ve saman alevi gibi biri. Anneden / aileden sevgi görememişlik kendini ona yol gösteren herhangi bir yetişkin insana kendini aşık sanarak gösteriyor. Bu insanların yaşça ondan çok büyük olmasının sebebi direkt bu bence (mommy/ daddy
GençlikTove Ditlevsen · Monokl Kitap · 20241,168 okunma
7/10
·96 syf.··
2025 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 21:24
Biraz da okuyarak stres atıyorum, kimse kusura bakmasın Üçlemeyi bitince hepsi için bir post atacaktım ama toplu postta hakkını veremeyebilirim gibi düşündüm. Otobiyografik bir üçleme olan Kopenhag Üçlemesi “Çocukluk” ile başlıyor. Herkes çok okudu, çok övdü ve 21. yüzyılın en iyi 100 kitapları arasına girdiğinden beridir de iyice merak ediyordum. Yazar Tove Ditlevsen’in otobiyografisi ve maalesef üçlemeyi yazdıktan 7 sene sonra 1978’de intihar etmiş. Otobiyografik olmasa ve yazarın da korkunç sonunu bilmesem beni etkileyecek çok bir olayı yok açıkçası. “Neden?” derseniz İskandinav aile yapısı ve travmalarından artık bana bir gına gelmiş. Hep bir toksik aile sorunları, bağlanma kuramı temaları ve bok gibi ebeveynlik hikayeleri Kadının sonunu bilince çocukluğunu okurken tabii ki ekstra psikolojik analiz yaptım durdum. Anne sorununa girmek dahi istemiyorum yoksa susamayacağım! İntihara eğilimli yapısını zaten bir olayda baya belli etti maalesef. Bir de hayatı daha sevme eğilimindeki bir çocukken yaşı ilerledikçe anneden de sevgiyi göremedikçe gittikçe daha hissiz biri olmaya doğru gitti. Birkaç yerde okurken “acaba sosyopat mı?” diye düşündüm çünkü büyükannesi ölünce üzüntü hissedememesi (gerçi sonradan günlerce ağladığını yazmış) ve insanların tepkisini taklit ederek yaşadığını belirtmesi kafamı karıştırdı. Yazdığı şiirler de aslında kendinin yaşamadığı ve taklit ettiği duygular üzerine kurulu gibi. Sanırım bu kitapta beni etkileyen şey sıradan bir sayfadaki vurucu cümleler oldu. Birkaçını çiziktirdim fotograf olarak buraya bırakıyorum. 10 üzerinden 7 veriyorum, diğer iki kitabın duygusal yoğunluğunun da daha fazla olacağını düşünüyorum. ️️️️️️️ #toveditlevsen #kopenhagüçlemesi #çocukluk #monoklyayınları #iskandinavedebiyatı #kitapyorumu
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,549 okunma