Sessizce sana konuşuyorum ve ne sarhoş ne de deli olduğumu,yüreğimin yaranın verdiği acıyla kıvrandığını,karanlığının alay dolu nutuklar çektiğini biliyorsun.
Bu hayat yoldur,bizim tanrısal diyeceğimiz akıl sır ermez olana giden nicedir aranan yoldur.Başka yol yok,diğer tüm yollar yanlış izde.Ben doğru yolu buldum,o beni sana,ruhuma getirdi.Tavlanmış,arınmış olarak sana döndüm.Beni hâlâ tanıyor musun?Ayrılık ne kadar uzun sürdü!Her şey ne kadar da değişti.Peki seni nasıl buldum?Ne görülmemiş bir yolculuktu!İyi bir yıldızın bana nice karmaşık yollarda rehberlik ettiğini sana nasıl anlatayım?Elini ver bana,benim neredeyse unutulmuş ruhum.Hayat beni sana geri getirdi.Yaşadığım tüm mutlu ve üzgün saatler için,her neşe ve keder için hayata teşekkür edelim.Ruhum,yolculuğum seninle devam edecek.Seninle dolaşacağım ve ıssızlığıma yükseleceğim.
“𝐑uhum,neredesin?Beni işitiyor musun?Konuşuyorum,sana sesleniyorum.Orada mısın?Bütün ülkelerin tozunu ayaklarımdan silkeledim ve sana geldim,seninleyim.Uzun uzun dolaştıktan sonra,uzun yıllardan sonra sana geldim.Gördüğüm,yaşadığım ve tadını çıkardığım her şeyi sana anlatayım mı?Yoksa yaşamın ve dünyanın tüm o gürültüsünü işitmek istemez misin?Yine de bir şeyi bilmelisin;öğrendiğim bir şey,insanın bu hayatı yaşamasının gerektiği.