Rüyaların uyarıcı ve geleceği haber verici gücüne ilişkin tartışmalar da bitmiş değil.Çünkü bilimsel bir kafaya sahip insanların sempatisi bu tür inançları benimsemeye ne kadar karşı çıkarsa çıksın,psikolojik bir açıklama bulma çabaları toplanan malzemeyi kapsamaya yetmemiştir.
O çağlarda rüya yaşamına ilişkin görüşleri tarihin her döneminde etkilendiğini gördüğümüz iki karşıt akım ortaya çıkmıştı.Uyuyan kişiye onu uyarmak ve gelecekten haber vermek için gönderilen doğru,değerli rüyalarla,onu yanlış yönlendirmeyi veya yok etmeyi amaçlayan boş,aldatıcı,değersiz rüyalar arasında bir ayrım yapılıyordu.
Aristo’nun konuyla ilgili iki çalışmasında rüyalar,psikolojik araştırmanın konusu olmuştur.Rüyaların tanrılar tarafından gönderilmediği,ilahi bir yapıda olmadığı,”şeytani”olduğu,çünkü doğanın ilahi değil “şeytani”olduğu söylenir.Yani rüyalar,doğaüstü dışavurumlardan kaynaklanmaz,ilahi güçlerle akrabalığı doğru olsa da,insan ruhunun yasalarına uyar.Rüyalar,uyuyan kişinin uyuduğu süredeki ruhsal etkinliği olarak tanımlanır.