+ Çocuk sevgisinde biraz aşk, sevgiliyi sevmekte biraz acıma var mı?
- Biraz değil, birçok var. Hani kendi kendimizi gizliden severiz ya... Sizden bir şey, bir canlı parça koparıyor. Bu canlı parça, ilk zamanlar, ilk zamanlar değil uzun zamanlar, hatta 90 yaşına da gelse bir gün sizin için gene küçücük, akılsız, kendisini korumaya gücü yetmez bir şey oluyor. Sözgelimi çok beğenerek aldığınız, henüz bırakmaya değil, her tarafına bakmaya bile fırsat bulamadığınız bir dantel, bir fildişi heykelcik... İşte böyle kırılacak, örselenecek bir şey düşünün. Karşınızdakiler onu sevseler, beğenseler de, sizin o anda verdiğiniz değeri veremezler. Gene de ellerine alıp bakmak isterler. İşte bu sırada, 'Düşürecekler, bozacaklar, mahvedecekler!' diye içinize bir titreme gelir ya...
+ Anlıyorum...
- Bütün gerçek sevgilerde bence İşte bu duygu oluyor. Son derece bencil... Son derece insanca bir şey...
Ben bazı pek ilerde yaşarım, bazı pek geride... Şimdi ilk defa, bu son zamanlarda, 'bugün'ü yaşamak zevkini tadıyorum. Ötekilerde mutlaka keder oluyordu. Geç kalmakla, erken gelmiş olmanın kederi. Bugünkü yaşamaktaysa pek keder yok...
İyi ama, dünyada bu kadar taze umut varken... Umut bu kadar bolken... Umut doğup yeni umutlar doğurarak durmadan artarken bize umutsuzluk nereden geliyor?