Talihsiz ölümlülere Tanrılar şu kaderi dokudu;
Yaşayacak insanlar acı içinde.
İki tane küp durur Zeus'un eşiğinde.
Biri kötü, biri iyi bağışlarla dolu.
Zeus karıştırır bunları, sunar ölümlülere
İyisinden de,
Kötüsünden de pay alır insanoğlu..
Tolgası ışıldayan Hektor can verirken dedi ki;
"Senin ne olduğun yüzünden belli,
Demirden bir yürek var göğsünde.
Yiğit de olsan, Paris ile Apollon o gün seni öldürecekler batı kapılarının önünde."
Söyler söylemez Hektor bu sözleri,
Her şeye son veren ölüm kapladı bedenini
Uçtu canı gövdesinden, yollandı Hades'e..
Akşam yıldızı denen bir yıldız vardır hani.
Yıldızların en parlağı, en güzeli.
Sağ elinde sallanan sipsivri kargı öyle parlıyordu.
Akhilleus bu kargıyla kötülük kuruyordu Hektor'a.
Hesaplıyordu güzel etinin neresine en iyi gireceğini.
Bütün gövdesi kaplıydı tunç silahlarla,
Zorla öldürdüğü zaman Patroklos'u
Ondan soyduğu güzel silahlardı bunlar.
Bir tek yeri açık kalmıştı Hektor'un,
Köprücük kemiğinin omzu boyundan ayırdığı yer.
Adamın çok kolay canı alınırdı ordan.
Ateşli bir saldırışla sapladı kargıyı oraya.
Bir şanlı zafer belirtisi diye mi bırakacaklar Priamos'la Troya'lılara Argos'lu Helene'i?
Bir çok Akha bu Troya'da baba toprağından sevgili yurtlarından uzakta,
O Helene uğruna ölmedi miydi ?