Bir gün
Yaşayan hiç kimsenin
Anısı olmayacağız.
Yine de
Sonsuzluk bizmişiz gibi
yaşayacağız dünyayı.
Unutmak ey
Tanrının anlaşılmaz bağışı
Sensin hepimizin büyük hayatı.
Yazmayacağım.
Yaprakları okuyacağım bundan sonra
Çakıl taşlarının rüyasını göreceğim
Ağaç kökleriyle bulutların şarkısını söyleyeceğim
Çocukları seveceğim, yalnızca çocukları
Her akşam denize ay kandilleri asacağım
Buğday tarlalarının uykusunu uyuyacağım bir daha
Küçük kasabaların dükkanlarını açacağım sabahları
Sonra dünyanın bütün yollarına gideceğim
Kuşlarla ormanların uğultusunu paylaşacağım
Börtü böceğin gözlerinde seyredeceğim yıldızları
Tanrıyla yıldızları konuşacağım
Dünyayı gösterip gözyaşlarımın içinden
Yoksulluk sana hiç acı vermiyor mu, diyeceğim
Kadınlar, diyeceğim sonra, nasıl bu kadar güzel oluyor.
Sonra ne varsa
Şuramda bir hazine gibi duran
Acı, sevinç, kirpik, şarkı, gamze, şiir
Hepsini bir bir unutacağım
unutacağım
unutacağım.
Kahvenin en yüksek yerinde duruyor radyo
Sarı bir sessizlik çay bardaklarını kederle dolduruyor
Doğduklarından beri aynı sandalyede oturuyor herkes
Aynı sesin içinde, aynı ağaçlara asılı, aynı avlularda boğulmuş
Zaman yok. Mekan yok. Yalnız bile değiller.