"Şuna eminim ki, diye başladı Zagreus, parasız mutlu olunamaz. İşin
özeti bu. Basitliği de, coşumculuğu da sevmem. Kendime hesap vermekten
hoşlanırım. Dikkat ettim de, kimi seçkin çevrelerde paranın mutluluk için
gerekmediğine ilişkin nüktemsi bir züppelik var. Bu aptallıktır, yanlıştır ve
bir ölçüde korkaklıktır.
Şimdi yine zamanım olsaydı... kendimi oluruna bırakmaktan başka
bir şey yapmazdım. Bu durumda başıma gelen her şey, bir çakıl taşı
üzerindeki yağmur gibi bir şey olurdu. Yağmur, taşı serinletir, ne güzel. Bir
başka günse güneşten yanar taş. Mutluluğu tam olarak böyle bir şey gibi
düşündüm.