Yıldız

Şimdi, yirmi beş yıl sonra, ancak bu uçsuz bucaksız yalnızlık içinde, annesinin kendisine onca defa tavsiye ettiği teselliyi hatırlar Marie-Antoinette: Ömründe ilk defa kitap ister ve yorgun, kızarmış gözleriyle bir kitabın ardından birini daha devirir; okumasına kitap yetiştiremezler. Roman istemez, piyes istemez, eğlenceli bir şeyler, duygulu bir şeyler, aşktan söz eden kitaplar istemez, bunlar ona geçmiş zamanları pek fena hatırlatabilir, yalnızca vahşi maceralar, Kaptan Çook’un seyahatleri, deniz kazasına uğramışların maceraları, cesaretle çıkılan yolculukların hikâyeleri, okuyanı yakalayıp sürükleyen, heyecanlandıran, soluğunu kesen kitaplar. Yalnızlığının tek yoldaşları uydurulmuş hayal edilmiş kişilerdir.
Sayfa 527·Kitabı okuyor
Reklam
Ömrü boyunca hep olduğu gibi, dostları başına düşmanlarından daha büyük bir bela açmıştır.
Sayfa 517·Kitabı okuyor
"Bütün dünya beni terk etti."
Sayfa 485·Kitabı okuyor
İnsan, kim olduğunu ancak beladayken doğrudan hissediyor.
Sayfa 424·Kitabı okuyor
Sükûnet yaratıcı bir unsurdur. İnsanın içindeki güçleri toplar, temizler, düzenler, delifişek hareketliliğin dağıttığı ne varsa tekrar birleştirir.
Sayfa 349·Kitabı okuyor
Reklam