Bana kalırsa, insanın en hassas duyusu işitmedir. Gördüğümüzden değil de duyduğumuzdan korkarız en çok. Mesela şimşek çaktığında, önce yer ve gök arasında oluşan ışığı görmemize rağmen sonradan gelen sesle ürpeririz.
Halbuki, o sırada olan olmuştur. Korkmak için artık çok geçtir. İnsan, yine de ışığından değil sesinden korkar şimşeğin. Yani olandan değil malumun ilanından korkar.
Sadece yeniyetmeler ve sersemler sahip olmadıklarını sevmeye, sahip olduklarınıysa sevmemeye kalkışır; sadece yeniyetmeler ve sersemler bir şeyi kaybedene kadar onun değerini anlamaktan acizdir.