Hayatın sizi hangi durakta indireceğini bilmezsiniz,dinlenmeyi bırakın anı yaşayın. Davranışlarınız benzerlik göstermeyip özgür ruhla hareket ettiğinizde topluma aykırı sorunlu nitelendirilsiniz. Bu hayata bir kere geldiyseniz kendiniz için yaşayın,üzmeyin,incitmeyin,sevin!!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Haddini aşan insanlara tevazu gösterilmez. Had bildirilir.
Had bildirme ise tartışarak değil, muhatap olunmayarak olur.
Çünkü birine verebileceğin en iyi
ders, onu yok saymaktır.
YILDIZ KENTER
“Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da...
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte.
Yani yürekte...
Mesela bir barikatta dövüşerek,
Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken,
Mesela denerken damarlarında bir serumu;
Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da...
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin,
Ama o bunun farkında değil.
Ayrılmak istemezsin dünyadan.
Ama o senden ayrılacak...
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık,
Yahut hiç sevmeseydi;
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden...
Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da...
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...”
Nazım Hikmet Ran
Tanışmadan, konuşup görüşmeden bir insan korkuludur, başka bir şeydir. Yani herhangi bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki işte o zaman insan, insan olur.”