Yaşlı bedeni koltuğa mahkum olan Akakyeviç, toplumun hiyerarşisinde ezilmiştir. Paltosundaki yırtık yaşantısını temsil eder, öylesine eski, öylesine yıpranmış. Kendi devrimi omuzlarına aldığı paltoyla yapmıştır. Fakat paltosu çalındığında, kaderi de sökülür; geriye yalnızca geceleri sokaklarda paltoları arayan solgun bir siluet kalır.