Her zaman kendimizin bütün haklara malik olduğumuza kaniyizdir. Zira kendi kendimize, ahlakımıza, maneviyatımıza itimat etmeye tıpkı maddi bir iskeletimiz bulunmasına muhtaç olduğumuz kadar ihtiyacımız vardır.
Görülmeye layık bir dünyayı hep kendi odamızın pencerelerinden ve arzularımızla hülyalarımızın büyülten ve güzelleştiren camları arkasından görebileceğimizi bilirim.
...hakikatle çarpışan hangi bir hayal vardır ki kırılmasın? Hayalimizin ufuklarında seyrettiğimiz bir serabı gidip hakikatle karşılaştırmanın ne kadar ihtiyatsız olacağını bilirim.