...hayat lezzeti yine her yanda taze taze duyulurken kocaman şehrin vapur ve tren sesleri gönüllerimize eski sevgileri, hatıraları ve uzak ve dağınık yerlerin hazlarını çağıracak!
Bazan hayat ve çok kere de ölüm, sevdiklerimizi ve birlikte yaşadıklarımızı bizden ayırınca içimizde eski bazı heveslerimizin söndüğünü ve bazı neşelerimizin sona erdiğini duyarız. Artık onlarla birlikte düşünmeye alıştığımız fikirleri bir daha deşemeyecek ve onlarla birlikte gülmeye alışkın olduğumuz mevzularda bir daha gülemeyeceğiz demektir.
Eminim ki samimiyetleri âdeta al kanlar gibi boşanan bu bakışları, ta ömrümün gurubuna kadar, arada bir, hatıramın ufuklarında görmekte devam edeceğim.
...nice mevsimler kokularını, sıcaklıklarını, rüzgarlarını, yağmurlarını ve sağanaklarını dökerek ve boşaltarak geçtiler. Nice mevsimlerin değişen günleri ve geceleri böylece ona her biri yalnızlığını bir başka cilve ile ima ederek veya şiddetle duyurarak, kimi terleterek, kimi üşüterek, ruhunu kimi bir aşk ihtiyacıyla açarak ve kimi bir geçmiş zaman azabıyla kavurarak, birer birer geçti.
Her maddenin evveli ve dayanağı bir maneviyattır. Makineyi doğuran fikirdir. Öyle ki hiçbir şey ne tamamen manevi, ne de büsbütün maddi sayılamaz ve hiçbir mevcudun bu iki yüzleri ve tarafları birbirinden tamamen ayrılamaz.