Esinti yarı açık penceresinden girip perdeleri havalandırıyor, endişe dumanına boğulan evi bir nebze olsun havalandırmaya çalışıyordu. Rüzgâr can veriyordu evine. Bir tek o... Değil sokağın sesini, kendi nefesini dahi duymuyordu.
Arka arkaya silah sesleri patladı kulaklarında. Kalbi alevler içerisinde yanmaya başladı. Alev... Geçmişte kendisine güvenen birini nasıl yarı yolda bıraktığını hatırlamanın utancı gibi yakıcı... Ve yeniden görmeye başlarken yavaş yavaş, elleri ilk kez başka bir tende dolaşan bir el gibi titredi. Zifiri karanlıkta çarpışan farlar gibi çarpıştı parıldayan iki göz.
Toplumlar ahlak denilen bir şey tarafından idare edildiklerini düşünürler ama öyle değildir. Onlar yasalar tarafından idare edilirler.
Soru asla 'Bu yanlış mıydı?' olmamalı. 'Bu yasal mıydı?' olmalıdır. Ve şu anki yasalara göre de değil. O zamanki yasalara göre. (The Reader-Okuyucu)