Bir dilenci, Süleyman Nazif’ten sadaka istemiş, S. Nazif sadaka vereceğine dilenciye soru sormuş:
— Senin okuman yazman var mı?
— Dilenci "Okuma yazma ne gezer, kara cahilin biriyim, beyim" diye cevap vermiş. Bunun üzerine S. Nazif dilenciye iyice çıkışmış:
— Okuma yazma bilmediğin halde dilenmeye utanmıyor musun! Artık dilenmek cahillerin değil, biz okumuş yazmışların işi..
Kitaba biraz isteksiz başladığımı söylemem gerek. Çünkü ilk sayfayı okudum ve karamsar bir eserle karşı karşıya olduğumu düşündüm. İlk sayfaları okurken sıkılacağımı düşündüğüm kitap daha sonra öyle bir hal aldı ve öyle akıcı bir hale geldi ki şaşırmadım desem yalan olur. Daha sonra şaşkınlığım geçti mi, hayır geçmedi. İçinde bu kadar "her şey" olan bir kitapla daha önce karşılaşmadım. Sonu merak uyandırıyor. İnsan hikayenin devamını merak ediyor. Gayet, başarılı bir eser. Merak edenlere ısrarla tavsiye eder, yazarına başarılarının devamını dilerim.