Ama fazla karamsar olmak da doğru değildir. İnsanlar öldürülebilir ama fikirler, görüşler ve hele yazıya dönüşmüşler, hiç mi hiç öldürülemez.
...Çünkü her şey yok edilebilir de, düşünce edilemez!...
Gazeteci-yazar Turan Dursun ’u da vurdular. Televizyonda "cinayet" sekizinci haber olarak verildi. Gazetelerde de genelde eteklerde ya da iç sayfalarda. Gazetecilerin öldürülmesi 'haber" olmaktan çıkıyor mu ne. Yine de gazetecinin yerde yatan resmini koymuşlar iyi ki üzerine gazeteler örtülmüş .. Örtülen gazeteler kanı emmiş kızıllaşmış... Kafasında da bir kurşun deliği. Ellerinden gelse düşünen her beyne böyle bir kurşun sıkacaklar ki düşünmesin.
Terörün hepsi aynıdır. Eğer demokrasi içinde yaşamak istiyorsak terör eylemleri arasında kaynaklarına ya da hedeflerine bakarak ayırım yapma yanlışına düşmemeye büyük özen göstermek zorundayız.
”Düzenleyici"yi yalnızca bir kesim oluşturmuşsa, ister istemez yan tutar o. Hakemin yan tuttuğu yarış, "insanca” olamaz. Kısacası: Koşullar eşit olmalı. Değilse eşit duruma getirilmeli. Ve egemen gücün yan tutmadığı kesinlikle belli olmalı.
Bir "düzenleyici” olmalı ki; onun düzeninde ”ezen-ezilen” olmamalı. Yaşam da, yarış da "insanca” olmalı. ”Ezen ezene..” olmamalı. "Bırakın yapsın, bırakın geçsin, nasıl geçerse geçsin" denmemeli. ”Yapma”nın ve ”geçme”nin "insanca” kuralları olmalı. Bunu sağlayabilen bir düzenleyici oluşturulmalı.