yigit

yigit
@Philosopia
@_yigit_alkan
din üzerine-2
toplumun ihtiyaçlarını karşılayan bu kitle metafiziği olarak dinin toplum tarafından kullanılan etkilerini nasıl göz ardı edebiliriz. Her içerisine çocukluktan kazınmış bu fikirlerle yaşamaya başlarken özgür düşünceyi daha tomurcuklanmadan kökünü kurutan ve tarihin her bölümünde görülen çoğunluğun azınlığı her zaman ezmesi, hem de bu ezme halini azınlık tarafından yapılan çalışmalar sebebiyle kutsallarının eleştirilmesi dokunulması ve hatta yalanlanması durumunda nasıl bir fanatiklik ve hemen akabinde şiddeti zaten azınlık ve dayanıksız olan az kısma nasıl işkence edildiği kaçınılmaz şekilde var olmuştur. İşte burada ayrıma gidiyoruz dine duyulan saygı özgür düşünceye beslediği nefretle ters orantılı olmalıdır. Bruno ve Vanini'nin galilei ve spinozanın neydi suçu? Din kitlelerin egemenliği olduğundan zorbalığı beraberinde getirir tarihin her bölümünde olduğu gibi çoğunluğun zorbalığının. Özgür tinliler olarak sakınmalı kendini ancak saygı karşılıklı olur.
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Din Üzerine
Toplumlar, kitleler ve sıradan insanların dinlerine bağlı olmasalar ve anlamasalar bile inanmaları tesadüf değildir hiç bir zaman. Sıradan insan hayat olarak düşünceye dışsaldır. Onu duyumsamaz yada mekansal bir araç olarak görür , yani hedefe giden yolu kolaylaştıracak veya dünyada olan nesnesel durumlarda ki uygulama olarak. Din işte tam da bu yüzden sıradan insanların metafizidir; çünkü vakit almaz , yoruma açık değildir. Her insan bir yaşam anlamına ihtiyaç duyar özellikle de sıradan insan çünkü yaşadığı nesnesel dünyayı onda var eden bir prensip, ne yapması gerektiğini söyleyen biri olmaz ise kendinde yaşamın ıstırabına veya belkide sevincine dayanacak güç bulamaz. Büyük yasa koyucuları insanların : Peygamberler ve filozoflar. Bunlardan ilki toplumsal yapar işini ve her toplumsal meselede olduğu gibi aklın uzağında doğaya daha yakın; evet din insanın en doğal problemine çözüm olarak sunulmuştur:"Anlam". İkincisi ise her zaman azınlığa hitap eder aklın yanında ve dokunulmaz olmaksızın. Bu görüşlerin içinde yüzen çaylak bir tin diyebilir kendi kendine " Dine inanan hiç kimseye saygı duymuyorum". Bu çaylak tine vereceğim cevap şu: Çoğu insan kırmızı şarap sever bir azınlık ise beyaz şarap. Dışsal bir yaşam aracı olarak belki sıradan insan için çok yararlıdır din ancak bir hakikat arenasına çıktığı zaman onu seven milyarlardan güç alıp, genellikle en cılız ve tahta kılıçlı olan olur. Olsun kitlelerin yüreğinde şampiyon sensin!
Felsefe

yigit

, bir kitap okudu
7/10
·162 syf.·
7 günde okudu
·
2024 97. kitabı
Friedrich Nietzsche
8.4/10 · 705 okunma

yigit

, bir kitap okudu
8/10
·76 syf.·
2024 96. kitabı
Sophokles
8.4/10 · 6,3bin okunma
espri ve mizah üzerine
Espri duygunun bitişi üzerine bir taşlamadır diyordu Nietzsche ve haklıydı da. Her çağda mizahın hakimliğinin veya sivri esprilerin altında aklın egemenliği yatar. Bu yüzdendir ki tragedya kültürü sokratesçi olduğu günlerde en büyük mizah oyunları yazılmıştır: aklın kibri insan ve doğa üzerinde egemenlik kurduğu zaman ,kendini ondan ayırdığı zaman gülüşünü saklamaz halbuki bu bir çocuğun oyunundan ibaret bilme hastalığında. Volteire, modern Akıl çağında Aristofanes'te antik akıl çağında gülmediler mi ?
Felsefe