"Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.”
"Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?”
“Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.
“İyi ya, boş değildi kucağım.”
"Ama yandınız, kül oldunuz.”
"Ama vardım, kül bunun kanıtı.”
Ama hepsi o kadar. Sessizlik şekil değiştirmiş yakarışlarla yırtılıyorsa, daha fazla şey öğrenemezsiniz. Öğretmenin değilse bile, anlamanın bir yolunun yazmak olduğunu küçük yaşta keşfettim.
Tam midemin üstünde yumruk kadar bir yer, o defteri her hatırlayışımda kasılır. Böylece zaten kuru olan içim cevapsız bir soruyla büsbütün kurur: Ben mi gayret etmedim acaba, kurulan düzene katılmaya?