Ba.

Ba.
@Pia62
FÎ VE ÂN
Bir kere yapan , ikincisini de yapar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Ba.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·394 syf.·
2024 1. kitabı
Fyodor Dostoyevski
8.4/10 · 23,8bin okunma
Canım Sohrap
Seslen bana Senin sesin iyidir. Hüznün o samimi sonunda yeşeren Garip otun sesidir senin sesin. Ben suskun asrın boyutlarında ben, Bir sokağın metindeki tasnif idraki tadından daha yalnızım. Gel ve yalnızlığımın ne kadar büyük olduğunu anlatayım sana. Ve benim yalnızım öngörmezdi eskiden, surların gece baskınını Ve aşkın biricikliği işte bundandır. Kimsecikler yok, Gel işte ne olur, kaçıralım hayatı İki görüşme esnasında paylaştıralım o vakit. Gel taşın halinden birlikte bir şey anlayalım. Gel bazı şeyleri erkenden görelim ne olur? Bak saatin havuzu yüzeyinde ateşli akrepler Zamanı dönüşe mahpus kılıyor. Gel ve su ol, bir kelime gibi suskun cümlemde. Gel ve erit aşkın nurlu cürmünü avuçlarımda. Isıt beni! (ve bir gün Kaşan yaylasında hava bulutlandı sonra bir sağnak başladı. Üşüdüm, o zaman Bir taşın arkasında Gelincik ocağı beni ısıttı.) Bu bildiğiniz karanlık sokaklarda Ben şüphenin vuruşu ile kibritin karşılaşmasından korkarım.
Şiir
Buraya bir güzellik bırakıyorum, şiir
-- sen ki sabah sıfır dört sularında fena mavi bir gülsün yaşamak için en ideal mezarlıksın benazir en olağanüstü hal bütün kedilerin ölsün *
Şiir
Okumayan kaybeder, okuyan zaten kaybetmiştir.
Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup Bunu kendine üç kere söyledi Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli Daha hiç çağrılmadım Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç Yakup! Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım Sonra bir güzel yıkanayım da. Ben size demedim mi. Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum Sanki böyle niye ben oradan geliyorum Telaslı, aç gözlü kurbağalara Bakmaktan Bilmiyorum Bilmiyorum, bilmiyorum Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup Bazen karıştırıyorum. Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü Sonra bu çok uzun günün sıcak bir günü Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu Onlar işte hep boyuna koşuyordu Birileri çıkıyordu ordan burdan Hiç çıkmamak halinde ve olgun
Şiir