gel ve tut geceyi
mesafeleri öldürelim
göğün karanlığında
yüzyıllar önce sönmüş
yıldızları izliyelim
nefesler dahi emanetken
cennet için illaki
neden ölmeyi bekleyelim?
her iki gözünde onun günah gülüyordu
yüzüne ay ışığı gülüyordu
o suskun dudakların geçişinde
sığınmasız bir yalaz gülüyordu
utangaç ve silik bir istekle dolu
bakışları sarhoşluk renginde olmalı
gözlerine baktım ve söyledi:
aşktan bir ürün almalı
bir gölge eğildi diğer gölge üstüne
gecenin gizlisine saklandı
bir soluk kaydı bir yüze
iki dudak ortasından öpüş alazlandı