Ben gençken, bacak aran hep ıslak ve omuzların bana şarkı söylerken. Sana uzanacağım diye yeni yaktığım sigara küvete düşmüşken. Biz yirmiydik ama kırılıp kırk olmuştu içimiz. Kırmızı rujla gözlerimden öptün sen, artık her şeyi kırmızı görüyorum.
“İkiye ayrılırım
ama ele geçireceğim kendimi.
Gururu kazıp çıkaracağım.
Makası alacağım
ve dışarı çıkaracağım
içimdeki Tanrı’nın kırılmış parçalarını,
O’ nu tekrar bir araya koyacağım
bir satranç oyuncusunun sabrıyla”