Her kim hayat-ı fâniyyeyi esas maksat yapsa, zâhiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir. Ve kim hayat-ı bâkiyeye ciddi müteveccih ise saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da; dünyasını, cennetin İntizar salonu hükmünde gördüğü için his görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder...
Namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar şehir bir iş değildir. Hem, namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, ahirete mal edebilir. Fani ömrünü, bir cihette ikba eder...