Nurxxdd

Nurxxdd
@Pikoreis
Ben ve hayatımdan geçmiş olan okuduğum ve okuyacağım kitapların dünyasına hoş geldiniz.
Puan vermedi·590 syf.··
2021 22. kitabı
Tess Gerritsen okuduktan sonra mesela Ahmet ümit okunmamalı diye düşünüyorum. Diş fırçaladıktan sonra içilen portakal suyunun ağızda bıraktığı iğrenç tat gibi oluyor. Böyle düşünmemin sebebi sokak ağzıyla, cım cın ekleriyle, sürekli birilerini aşağılayan ana karakterler barındırması ve gereksiz muhabbetlere girilmesi çok fazla mantık hatası içermesi ve kısıtlı karakterler içermesinden dolayı klasik Türk dizilerindeki gibi katilin çok alakasız kişiler çıkması. Bana kalsa İstanbul tarihini anlatmakla kalsaydı daha iyi olurdu. Okurken kitabın tarihi boyutu o kadar çok merak uyandırdı ki anlatılan çoğu tarihi mekanı tek tek araştırdım. Şimdi gelelim kitapta bana göre saçma olan yerlere: --- spoiler --- -Nevzat en yakın arkadaşının karısının, onu geçtim eskiden aşık olduğu kadının nasıl bir kazada öldüğünü bilmez mi? Tamam eskisi kadar yakın değilsiniz ama oturduğunuz semtin eski mühitlerisiniz hiç mi birinden duymadın? Yazarımız hemen olaya açıklıkla getiriyor neymiş o sıra bir katilin peşinden İzmir'e gitmişmiş o aradan üç sene geçmiş. -Seri olarak cinayet işleniyor ve cesetler kalabalığın yoğunlukta olduğu tarihi yerlere bırakılıyor ama ne hikmetse kitap boyunca bir tane kameradan bile bahsedilmiyor. -Bu kadar önemli bir cinayet dosyasının en önemli bulguları 6 günde ortaya çıkmaya başlıyor. -Ali denen karakterin konuşmalarını hızlıca atlamak istedim. Bu kadar ergenus insanları aşağılama, mesleğinden ötürü yaparım ederim keserim havasına girmesine sinir oldum. bu karakteri al karşına dinlene dinlene döv. Ayrıca Nevzat ın kendi ilişkisi hakkında konuşulmasını sevmemesi ama Zeynep ve Ali nin kafada kuran mahalle arası dedikoducuları gibi sürekli yakıştırması aralarını yapmaya çalışması yıldırdı. Madem her bölümde bu yakıştırmaları araya sıkıştırdınız çifti
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış ve 2005 yılında yayımlanmış bilimkurgu romanıdır. En iyi roman kategorisinin de aralarında olduğu çok sayıda ödül kazanmıştır. Son zamanlarda elimden düşüremeden okuduğum kitaplar arasında yerini aldı diyebilirim. Empati'ye nazaran Olasılıksız kitabında detayların üzerinde çok durmadan, okuyucusunu sıkmadan okuyucunun direkt olaya konsantre olmasını sağlamıştır. Kitabı edebi değer niteliği taşıyor diye elinize alıp beklentilerinizi karşılamadığı zaman eleştirecekseniz hiç boşuna okuyarak yorulmayınız. Çünkü kitap (bkz: kuantum teorisi) - (bkz: kuantum mekaniği) - (bkz: kuantum fiziği) kitabın merkezi olan (bkz: laplace'ın şeytanı)nın dibine vuruyor. Kitabın son 15 sayfası okuyucuyu şaşırtacak şekilde kelebek etkisi yaratarak devam ediyor. Ancak bana göre laplace şeytanı kitabın sonunda netliğe kavuşmadı. Bundan sonrası spoiler ve eleştiri içermektedir. --- spoiler --- -David Caine Doc ile birlikte restoranda kiminle buluştu? -Nava gibi başarılı bir ajan araştırmalarını yaparken profesör Tverskynin fotoğrafına hiç bakmamış olması ajan olmayan ben gibi Tversky ile Doc un aynı kişi olduğunu çok sonradan fark etmesi saçma geldi. -David Caine ders anlattığında bile strese girip nöbet geçiriyor ama kurşunların havadan uçuştuğu, patlamaların yaşandığı o kadar olayda bir kere bile nöbet geçirmemesi saçma geldi. Kaçışmaların arasında verilen bir tane doz nöbetlerini tamamen nasıl bitirdi ? - ''insanların, İspanyolca, acil yardım çağırmak için bağırdıklarını duyduğunda bunun için çok geç olduğunu biliyordu. Karanlık bastırmaya başladığında en azından kokuyu almadığına şükrediyordu. Neden sokağı geçmek istediğini o anda düşündü. birkaç saniye daha yaşasaydı kokunun ne anlama geldiğini, önemini anlayabilirdi; ama zamanı
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,4bin okunma
Puan vermedi·340 syf.··
2021 17. kitabı
·
Mükemmel tıbbi gerilim kitapları yazan Tess Gerritsen’in elinden çıkan bir kitaplardan birisidir. Kendisinin dâhiliye doktoru olmasının da etkisiyle tıp terimleriyle ilgi çekici betimlemeler yapıyor bu da adeta cinayetlerin okuyucuların gözleri önünde gerçekleşiyor hissiyatı oluşturuyor. Yazarın Cerrah kitabını çok sevmemden mütevellit seriyi devam ettirme kararı almıştım Cerrah'tan sonra elimden düşüremeyeceğim bir kitap olacağını düşünmüştüm ancak aksine kitap elimde süründü diyebilirim. Yazının bundan sonrası eleştiri ve spoiler içermektedir. --- Spoiler --- -Bu hikayede karşımıza çıkan katile Çırak denilmiş ancak Cerrah ile Çırağın ilişkisi hakkında detaya inilmeden sadece mektuplaştıkları yazılmış. Bana göre Cerrahın çırağına nasıl bir eğitim verdiği okuyuculara bahsedilmeliydi. -Cerrahın ileride çırak gibi hayranlarına eğitim verme ihtimalini göz ardı ederek Rizzoli’nin cerrahı öldürmemesi saçma. Seriyi devam ettirmek için böyle basit bir klişeye kaçınılmamalıydı. -Warren Hoyt serinin ilk kitabında Catherine Cordell’inin peşindeydi ancak serinin bu kitabında Cordelll olmadığından dolayı yazarın Cerrahı, Rizzoli’ye saplantılı yapmasını saçma buldum. Bu durum biraz diziden aniden ayrılan başrol oyuncusuna aşık olan kişiyi yedek oyunculardan birine aşık etmek gibi Türk dizisi klişelerine benzemiş. -Rizzoli saplantılı seri katilden kaçmaya çalışan bir polis, mutlaka silahı vardır. Çırağın telefonu kırmayı akıl edip kadının silahının nerede olduğuna bakmaması karakterin saflığından dolayı mı yoksa yazarın son 15 sayfada mutlaka bir sonuca bağlamaya kendini koşullandırdığından dolayı basite kaçınılmış bir kurgu muydu düşündürücü… Ayrıca kitabın Rizzoli karakterine iç monologlarına, insanlar hakkında düşüncelerine sinir oldum diyebilirim. Kendisi bakımsızlıktan
ÇırakTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201811,5bin okunma