Ölüm kararı verilene kadar,soluk aldığımı,hareket ettiğimi,diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim;şimdi dünyayla benim aramda bir sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum.Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu.Bu ışıklı geniş pencereler,bu güzel güneş,bu mavi gökyüzü,bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu.Yüzümü görebilmek için itişip kakışan bu adamlar,bu kadınlar,bu çocuklar artık hayaletlere benziyorlardı.
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım