Pınar

Pınar
@Pinarrr__
3/10
·368 syf.··
2026 5. kitabı
Nevzat Tarhan'ın hayat görüşü olarak kendime yakın olduğumu sanıyordum o sebeple kadın psikolojisi alanında yazmış olduğu kitabında benim için kıymetli olacağını düşünerek okumaya başlamıştım ancak maalesef birçok konuda benim açımdan hayal kırıklığı oluşturdu öncelikle kadın psikolojisine bakışını çok yüzeysel buldum onun öncesinde çok fazla psikolojik kitap okumuş olmam da bunu yüzeysel algılamam da etkili olabilir . Öncelikle olumlu taraflardan başlayarak incelemek istiyorum çareye bakışı eğer bir şeyin çaresi varsa gerekeni yapalım üzülmeye değmez eğer bir şeyin çaresi yoksa üzülsek de sonuç değişmez yine üzülmeye değmez şeklindeki bakışı Güzel bir bakış açısı hayata karşı daha olumlu yaklaşmayı sağlayan bir bakış açısı tabii üzülmeye değmez dediğimizde bunu ne kadar gerçekleştirebileceğiz elimizden ne kadar gelir sorusu da var ancak yine de anlamlı bir hatırlatma oldu aynı zamanda sürekli geçmişte yaşamaya olan yorumu; sürekli geçmişte yaşayan kişi kimseyi bağışlamaz, suçlamaya devam eder, sorumluluğu kendisi dışında arar, kendi eksikliğini sahiplenmez vurgusu güzeldi. Modern yaşamın tüketimi artırmak için rekabeti teşvik ettiği bunun da kıskançlığa bağlı mutsuzluğa sebep olduğunu söylemesi anlamlı bir bakış açısı çünkü her geçen gün rekabetin arttığı bir dünyada yaşamak gerçekten insanın ruhuna zarar veriyor. Gel gelelim kitaptaki hoşuma gitmeyen kısımlara; öncelikle feminizme bakış açısı sadece feminizmin bir erkek düşmanlığı gibi lanse edilmeye çalışılmış kitapta ancak feminizm yıllar boyunca insanların eşitliği için verdiği mücadele ile kadınların hem evde hem iş yaşamına katılması ve iş yaşamında eşit şartlara sahip olması için vermiş olduğu mücadele ile toplum tarafından ezilmelerine karşı vermiş olduğu mücadeleyle anlamlı bir oluşumdur ancak kitap sadece
Psikoloji
Kadın PsikolojisiNevzat Tarhan · Timaş Yayınları · 20212,088 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Merkezde değiliz
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 15:44
Incognito’yu bitirmek bana bambaşka bir pencere açtı. Kitabı kapattığımda anladım ki, aslında benliğim dediğim şey o devasa buzdağının sadece görünen ucuymuş. Tıpkı Jüpiter’in uydularının keşfiyle dünyanın evrenin merkezi olmadığını anlamamız gibi, ben de beynimin merkezinde o kadar da "hükümran" olmadığımı fark ettim. Evrenin o uçsuz bucaksız büyüklüğü karşısında dünyamız ne kadar küçükse, bilincim de beynimdeki milyarlarca işlemin yanında o kadar küçük kalıyor. Bu durum başta ürkütücü gelse de, aslında benmerkezcilikten kurtulup yerini hayret ve meraka bırakması bakımından çok kıymetli. Kitapta beni en çok etkileyen, beynimin içindeki o "rakipler takımı" oldu. Bir tarafım o pastayı yemek isterken , diğer tarafımın rasyonel bir şekilde direnmesi meğer beynimin doğal bir işleyişiymiş. Erdem dediğimiz şeyin aslında şeytani dürtülerin yokluğu değil, onlara karşı gösterilen o muazzam direnç olduğunu bilmek bana güç verdi. Yine de yazarın bazı görüşlerine katılmam mümkün değil. Tourette sendromu ya da parasomnia gibi durumları bahane ederek, biyolojik yapıdan dolayı kişisel sorumluluğu ve adaleti geri plana itmesini oldukça saçma buldum. İnsan, beynindeki devreler ne derse desin, yaptıklarından sorumlu olmalı; aksini düşünmek adalet duygumu zedeliyor. Ayrıca yazarın harf ve sayılara yüklediği o aşırı anlamlar da bana pek rasyonel gelmedi. Buna rağmen, beynin kendini yenileme gücü ve o "bilişsel rezerv" meselesi beni çok düşündürdü. Alzheimer tahribatına rağmen zihnini aktif tutarak buna meydan okuyanlar, aslında bize zihinsel antrenmanın ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Beynimizin vücut hareketlerimize gerekçeler uydurması, mesela dik durduğumuzda bizi daha özgüvenli olduğumuza ikna etmesi ise hayat boyu kullanabileceğim bir hile gibi. Sonuçta dünya algıladığımdan çok
1000Kitap
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
Medeniyet maskesi altında büyük yağma
7/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 00:00
Dünya tarihini okumak, genellikle kazananların yazdığı bir masalı dinlemek gibidir. Ancak bu kitabı bitirdiğimde masaldan ziyade, ustaca dikilmiş "kılıflar" ve bu kılıfların altına gizlenmiş büyük bir trajedi gördüm. Kitapta dikkatimi çeken ilk eksiklik, Türk tarihinin adeta bir dipnot gibi geçilmesiydi. Avrupa’nın kendi aydınlanmasını merkeze alıp geri kalan her şeyi "çevre" olarak görmesi, tarihin ne kadar taraflı yazılabileceğinin en büyük kanıtı. Bizim tarihimiz bu kadar sığ bir anlatımı hak etmiyor. İnşa Edilmiş Terörizm ve İslamofobi Kitabın terörizmi neredeyse sadece Müslüman dünyasıyla özdeşleştirmeye çalışması, bence modern dünyanın en büyük manipülasyonu. 11 Eylül saldırılarının Irak ve Afganistan işgalleri için nasıl bir "haklı gerekçe" olarak sunulduğunu, El-Kaide gibi yapıların aslında kimlerin desteğiyle büyüdüğünü bildiğimizde, kitaptaki bu anlatı sadece bir algı yönetiminden ibaret kalıyor. Terörü yayan ve dünyayı bir satranç tahtası gibi karıştıran güçlerin kendilerini "kurtarıcı" gibi lanse etmesi, tarihin en acı ironisi. Avrupa ve Amerika’nın dünyanın dört bir yanındaki kaynaklara çökerken kullandığı yöntemler kitapta yer yer ifşa edilmiş. Eskiden "medeniyet", sonra "demokrasi", şimdi ise "güvenlik" kılıfıyla yapılan bu sömürgecilik, aslında insanların özgürlüklerini ellerinden alan devasa bir mekanizma. Sonuç Olarak; Kitap, önemli olayları gözden geçirmek için genel bir kaynak olarak başarılı olsa da, satır aralarındaki o "Batılı üstünlüğü" kokusunu almamak imkansız. Tarih sadece yaşanmış olaylar dizisi değildir; kimin, hangi niyetle anlattığıdır. Bu kitabı okurken "Neden?" ve "Kimin yararına?" sorularını sormayı bırakmamak gerekiyor. Puanım: 7/10 (Bilgi yoğunluğu için yedi, taraflı bakış açısı için eksi üç.)
Tarih
Dünya Tarihi 101-Bir Çırpıda Uygarlıklar TarihiTom Head · Say Yayınları · 20181,276 okunma
10/10
·695 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 00:00
İhanetin, kıskançlığın mahvettiği bir hayat... Sarsılmaz bir inanç... Güçlü bir mücadele... Alınan enfes bir intikam.... Yer yer güldüren yer yer hayrete düşüren ama her satırında hayranlığımın kat kat arttığı bir roman oldu. Hayat ne kadar kötü olursa Rabbimizin bizim için hazırladığı geleceği bilmiyoruz ve her an bir mucize olabilir bunu iliklerime kadar hissettim olurken. Alexander Dumas sen umutları yeşertmeyi iyi biliyorsun adamım;)
Monte Kristo KontuAlexandre Dumas · Tema Yayınları · 201937,3bin okunma
10/10
·462 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 23:48
Martin Eden ah ne yazsam eksik kalacak bir kitap. Basit bir aşk romanı gibi anlatılıyor çoğu zaman oysa aşk bu kitapta çok küçük bir detay sadece. Üzerine düşündükçe farklı farklı gerçekleri idrak edebildiğim çok katmanlı bir roman. Sınıf farkındalığı, burjuvanin şişirilmiş bir balon olması, insanoğlunun güce şöhrete ve paraya göre insanı adam yerine koyması bunlar yoksa en yakınların bile insana nasıl sırt çevireceği, üniversitelerde verilen eğitimin düşünmekten yoksun papağanlar yetiştirmesi, pes etmeyen kendine inanan bireyin eninde sonunda başarıyı yakalayacağı, insanın değerinin başarıyla değil karakteriyle hayata bakışıyla ölçülmesi gerekliliği, başarının şöhret ve paranın mutluluk için yeterli olmadığı hepsi öyle güzel işlenmiş ki romanın içine bayıldım. Bu kitaba daha önce de başlamıştım çok akıcı olmasına rağmen devam edemeyip bırakmıştım bir kaç yıl sonra yeniden okuduğumda hayatla ilgili farkındalığımı çok artıran kıymetli bir hazineyi ertelediğimi ve her kitabın gerçekten bir zamanın olduğunu anladım. Belki o zaman okusam sıradan bir aşk romanı gibi okuyup geçecektim ancak şimdi olgunlaşan fikirlerimle bunun çok daha fazlası olduğunu idrak edebildim.
Martin EdenJack London · Panama Yayıncılık · 2021135,3bin okunma