Ahmet Meşe

Sınıfın Arapça çoğulu olan esnaf eski anlamını korumuş. Bu sözcük aslında kolektif bir isim: ‘esnaf velinimetimiz’ ya da ‘esnaf ayaklandı’ deyimlerindeki gibi “bilumum lonca erbabı” anlamına geliyor. Tekil bir ad (‘o şimdi esnaf’) veya sıfat (‘çok esnaf adam’) olarak kullanıma girmesi, Türkiye’de doğru dürüst Arapça bilen kimse kalmadığının göstergesi.
Reklam
Farsça ender “iç” anlamına gelen basit bir edat. (Arapça nadir’den gelen öteki ender‘le ilgisi yok.) Enderūn bunun isim hali: bir şeyin içi ya da “iç taraf” demek. Osmanlı devletinde enderun sarayın eon içteki avlusunun adı olmuş. Enderunda saray hizmetlerinde yetiştirilen ‘iç oğlanları’, padişahın has kulları olarak çeşitli devlet görevlerinde istihdam edilmişler. Enderī de “içsel” ya da “içe ait” anlamına gelen Farsça bir sıfat. Türkçesi entari, iç çamaşırı anlamında kullanılmış. 
Türk dili nedense bu cins kelimeleri hep dışarıdan ithal etmiş. Haydut Macarca, çete Sıpça, şaki/eşkiya Arapça, terorist Fransızca, mafya İtalyanca, gangster Amerikanca, desperado İspanyolcadan alınma Amerikanca. Yerlisi hiç yok muymuş diye insan merak ediyor.
Tarçının anavatanı gerçekte Çin değil Seylan adası; yani resmi adıyla Sri Lanka. Yine de Ortaçağda Asya’nın uzak ülkelerinden getirilen bir güzel kokulu ağaç kabuğuna dār-ı Çin adı verilmesini anlayışla karşılamak lazım. Türkçesi yakın zamanlara dek darçın’dı. Nedense Farsça kökenli birçok kelime gibi baş harfi sonradan t’ye dönüştü, tarçın oldu. Aynı ses değişimi dane, derzi, destere ve destgâh sözcüklerinde de karşımıza çıkıyor. 
Çarmıha germek, eski İran’a özgü bir cezalandırma yöntemi. Çarmıha gerilen suçlu, ellerine ve ayaklarına ayrı ayrı çakılan birer çivi ile bir direğe mıhlanıp ölüme terkedilirmiş. (Farsça çār mīχ, doğal olarak, dört mıh demek.) Romalılar da bu korkunç işkence metodunu İran’dan öğrenmişler; genel kural olarak sadece kölelere ve egemenlikleri altındaki ulusların Roma vatandaşı olmayan üyelerine uygulamışlar. İmparator Tiberius devrinde Filistin’de huzursuzluk çıkaran Yeşu isimli Yahudi dervişine de bu cezayı layık görmüşler.
Reklam