mestan ☭

Stalin, iyi nesnel koşulların biraraya gelmesi halinde fikrin bu kesin gücünü çok ünlü bir tümceyle belirtmiştir.“Halklar barışın sürdürülmesi davasini kendi ellerine alırlarsa ve onu sonuna kadar savunurlarsa, barış sürdürülür ve pekleşir. Savaş suçluları, halk yığınlarını yalanlarla sarmalayabilir, ve onları yeni bir dünya savaşına razı edebilir ve sürükleyebilirse, savaş kaçınılmaz olabilir.”
Sayfa 280·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Günü geçmiş olan ve toplumun can çekişen güçlerinin çıkarlarına hizmet eden eski düşünce ve teoriler vardır. Bunların önemi toplumun gelişmesini ilerlemesini frenlemelerindedir.” Açıktır ki, bilimlere karşı kin ve küçümseme, burjuvazinin işine yaramaktadır. Çünkü bilimlerin barışcı atılımı, burjuva düzenini tehlikeye düşürebilir.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Şu ya da bu proleter, haberi olmaksızın, burjuvazinin ideolojik baskısına uğrayarak tutucu fikirlere sahip olabilir. Bu şaşılacak bir şey midir? Hayır, çünkü, egemen sınıf, bir yandan emekçileri sömürürken, aynı zamanda, emekçileri en iyinin böyle olduğuna inandırmak için her çareyi kullanır. (Okulda üretilen resmi ahlak, sınıf savaşımını değil, var olan durumun sessiz sedasız kabulünü över). O halde, bu proleteri suçlamamak gerekir: onun yanlış fikirleri burjuvazinin hüküm sürdüğü bir toplumun nesnel gerçekliğini ifade eder. Dahası var! Emekçilerin paylaştıkları görüşlerin çeşitliliğinin de ötesinde, nesnel koşulların materyalistçe tahlili yolunu tutan devrimci, çıkar ortaklığını ortaya koyacak, aydınlatacaktır. Eylem birliği böylece kurulmuş olur: eylem birliği olanaklıdır, çünkü, son tahlilde, sınıf savaşımının koşullarını belirleyen fikirler değildir, sınıf savaşının koşulları, fikirleri belirler. İşte bunun içindir ki, 1936’da Maurice Thorez, katolik emekçilere hitabederken, onlara: Siz de biz komünistler gibi emekçisiniz. “Halkımızın ve ülkemizin iyiliği için ortak savaşında birleşelim.” diyordu.
Sayfa 261·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Bu dersten, dünyanın maddili hakkında bir fikir ortaya çıkıyor: günümüzde diyalektik materyalizm, devrimci olan tek görüştür. Eğer, “tanrı” ya da “ruh” vb., boş bir kavram, insanlığın geçmişteki bütün bilgisizliklerinin simgesi ise, Enternasyonalin deyimiyle, “hiç de yüce kurtarıcı değildir.” İnsan, ancak kendi kendinden ve bu yeryüzündeki yaşamdan bir şeyler bekleyebilir, ve işte tam diyalektik materyalizmdir ki, insana “dünyaya olduğu gibi”, tersyüz olarak değil, doğru yüzüyle göstermeyi öğretir. Materyalizm, insanı ezmek şöyle dursun, insana, “kader” diye alınyazısı diye bir şey olmadığını, gerçeğin bilimsel olarak bilinmesiyle, tanınmasıyla durumu değiştirebileceğini, yeni bir yaşama geçebileceğini, yaşamın mutluluklarını tadabileceğini haber veriyor.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Dinin alt biçimleri, büyüye dayanan uygulamalar, doğal ve toplumsal olayların ilkel bir şekilde idealistce açıklanması, keza aynı şekilde felsefi ve ahlaki görüşler, sofuca yakarışlar ve kurban vermeler gibi, “ruhanileştiriilmiş” büyüye dayanan ibadet biçimleri taşıyan daha gelişmiş biçimler de, duygular planında ve düşünce planında, insan pratiğin gerçek olan bir verisini, yani onun, insanoğlunun insanlığın başlangıcında çok büyük olan göreli güçsüzlüğünü, ne anlayabildiği ne de egemen olabildiği doğa karşısındaki güçsüzlüğünü, üretimin zayıf gelişmesine bağlı olan olan güçsüzlüğünü, sınıf baskısına, perspektiflerden yoksun oluşuna; toplumsal bilincin zayıflığına bağlı olan, ne anlayabildiği, ne de hükmedebildiği toplumsal olaylar karşısındaki güçsüzlüğünü ifade eder, anlatır ve yansıtırlar.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce