En yüksek derecede mükemmelliğe ulaşmayı amaçlayan her güzel sanata doğru hazırlık, talimatlarda değil, insanın zihinsel güçlerinin, Humaniora denilen ön bilgilerle geliştirilen kültüründe yatıyor gibi görünmektedir. Muhtemelen bunun nedeni, insanlığın bir yandan genel bir katılım duygusunu, diğer yandan da en derinden ve evrensel olarak kendini iletme yeteneğini ifade etmesidir; bu özelliklerin birleşimi, insanlığa uygun olan mutluluğu oluşturur ki, bu da onu hayvansal sınırlandırılmışlıktan ayırır. Bir topluluğu kalıcı bir toplumsal varlık haline dönüştüren toplumsallık arzusunun, özgürlüğü (ve dolayısıyla eşitliği de) zorunlulukla (korkudan ziyade daha çok, saygı ve ödevden doğan bir boyun eğmeyle) birleştirme gibi zor bir görevle boğuştuğu bir çağda ve bir halkta, gelişmiş kesimin fikirleri ile daha ham olanların fikirlerinin karşılıklı olarak birbirlerine iletilme, böylelikle birincilerin genişliği ve rafineliğinin, ikincilerin doğal sadeliği ve özgünlüğü ile uyumlu hale getirilme sanatının ve bunun sonucunda da daha yüksek bir kültür ile kendine yeterli bir doğa arasında ilk kez, evrensel insan anlayışı olarak da beğeninin doğru ölçütünü oluşturan ve hiçbir genel kuralla belirlenemeyecek olan ölçütün icat edilmesi gerekmişti.
Sayfa 213 - Alfa Yayınları