Rezan Esen

Öyle ki toplum, ahlaksız diye bildiği ne varsa belirli bedeller karşılığında hepsine göz yumuyordu.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayat, insanı o kadar boğuyordu ki, insan her gün önünden geçip düşlediğimiz kayıklara, gemilere, uçaklara binmek yerine, onların önünde çürüyordu. Tüm bunları yıldızlara gitme ideali kadar zaman gerektiren bir durum olarak görüyordu hatta. Henüz dünya içinde gidilmedik birçok ada, birçok köy, birçok dağ varken insan her gün yıldızlara gitmeyi düşlüyor, kendi geçmişine acıyordu.
Dünyadan belki de çok uzakta, farklı bir yıldızın farklı bir gezegenine, kendimi atasım, oradaki bir toz parçası ile aynı kaderi paylaşasım geliyor. Atmosfer filan diyorlar da, sanki burası daha mı iyi Galip? İnsanların rezaletinden nefes alamıyoruz. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki Galip. Kadın, henüz doğuştan kendi düş bebeklerinin annesi iken en çok kadınlar düşsüz kalıyor burada. Kadınsan ve illa bir değer göreceksen bu ancak anne olunca veriliyor. Kadının anne olmadan önceki tüm anlamları bir bir yok ediliyor toplum tarafından. Gerçi anne olunca da kalmıyor. Annelerin de canı yanıyor yeryüzünde. Kendilerine günlerin isimlerini verip, çocuklarının kemiklerini arayan anneler var mesela. Bir oğul bir kız büyüttüklerini unutuyor kimileri onların. Meydanlarda isimleri yuhalatıyor, oğlu ekmek derdinde ölen annelerin. Gözyaşları aktıkça tuz tortuları bırakıyor yüzlerinde, işte o yaşlar kuruyunca da, ince şeritler, çizgiler açılıyor. Bazı anneler o çizgilerde yaşatıyorlar çocuklarını. Gece yarısı kolluk kuvvetleri giriyor, dünyaya henüz dileklerini yeni sunan kız çocuklarını öldürüyor annelerinin kollarında. Kadınlar göğüsleriyle hem bebeklerini, hem sevdikleri adamları doyuruyorlar.” Sema’nın en büyük sitemi elbette sistemeydi. Gittikçe gerilen ülke, insanların yaşam standartlarını gitgide düşürüp bazılarının standartlarını gitgide arttırıyordu. Sema geldiği yerleri biraz da sistemin suçu olarak görüyordu. Çünkü tecavüzün bile meşrulaştırılmaya çalışıldığı ülkede, kadınlar rızaları alınarak “fahişe”leştirilmeye çalışılıyordu. Belki daha mantıklı bir sistem olsaydı bunlar başına gelmeyecekti. Bu yüzden gündemi, insanları da epeyce takip ediyordu Sema. Şimdi de biraz Galip’e bilinçaltının bu yönünü anlatmak istiyordu: “Bu ülkede kadınsan sokakta tecavüz ile askersen caddede
“Seninle kaderi kötü bir ülkede kadere kafa tutmak bile güzel.”
Uzun yolcuklarımızın enkaz nedeni, ruhumuzun hiç kimseye açamadığı kara kutusunda saklıydı.