Program dört yıllık bir süreyi kapsıyordu. ABD, yardımları karşılığında Avrupa ülkelerinden ekonomik ve malî bağımsızlıklarını artıracak yönde çaba göstermelerini, bu amaçla gerekli iç önlemleri
“Arkanızda deniz, önünüzde düşmanlar ve kaçacak hiçbir yeriniz yok!”Tarık Bin Ziyad Afrika’dan İspanya’ya geçip ‘Şimdi gemileri yakın!’ emrini verdiğinde, emrindeki on iki bin kişilik (bazı kaynaklara göre ise yedi bin) İslam ordusunu çok zorlu bir savaş bekliyordu. Tarık Bin Ziyad’ın ‘kahramanlar içerisinden seçildiklerine’ inandığı çoğu piyade olan askerleri, Kral Rodrik’in yüz bin kişilik ordusuna karşı savaşmak durumundaydı.Sekiz gün süren şiddetli çarpışmalardan galip çıkan taraf, İspanyolların, ‘Ülkemize gökten mi indiklerini, yoksa yerden mi çıktıklarını bilemediğimiz insanlar geldi’ dediği Müslümanlar olmuştu. Savaş sonunda Kral Rodrik’in ordusu dağılmış, kendisi de ölmüştü. Böylece İspanya’da hüküm sürmekte ve oradaki halka zulmetmekte olan Vizigotların üç yüz elli yıllık hakimiyeti de sona ermiş ve Batı Avrupa’da yaklaşık sekiz yüz yıl sürecek Endülüs İslam medeniyeti başlamıştı. Bu büyük dönüşüme kapı açan savaş öncesinde Tarık Bin Ziyad’ın askerlerine hitaben yaptığı destansı konuşma ise, aradan geçen asırlara rağmen, tarihin koridorlarında halen yankılanıyor...
Müdür Fazıl Bey’in en büyük derdi ön sırada oturan iyi aile çocuklarıyla yoksul öğrenci kalabalığı arasında uyum ve düzen sağlayıp okulda disiplini tesis etmekti. Bunun için, bayrak töreninde veciz bir şekilde ifade ettiği bir felsefe geliştirmişti: “İyi bir eğitim, zenginle fakirin farkını ortadan kaldırır!” Fazıl Bey bu sözü ile fakir çocuklarına “İyi okuyup okulu bitirirseniz siz de zengin olursunuz” mu demek istiyordu? Yoksa “İyi okursanız ne kadar fakir olduğunuz belli olmaz” mı demek istiyordu? Mevlut anlayamamıştı.